"Yanılır sanmıştım ama şeytanın kimsede alacağı kalmazmış..."
#YakuphanOkut Diyarbakır doğumlu ve yükseköğrenimini Avrupa ve Ortadoğunun çeşitli şehirlerinde Jeo Arkeoloji alanında tamamlayan bir yazar. Mezopotamya adına yaptığı çalışmalar sonucu ortaya aksiyonu hiç bitmeyen, kadim dinlere ve tarihi yapılara ait bilgiler ile harmanlanmış gücün, inancın ve sadakatin sınandığı bu polisiye roman ortaya çıkmış.
Kitabın ilk sayfalarında heyecan başlıyor ve okuyucuyu üç cinayet ile karşılıyor. İlki bölgede bağımsız çalışan bir Arkeoloji profesörü, ikincisi Diyarbakır borsasında bir broker ve sonuncusu da bölgenin en kalabalık mafya ailesinin lideri.
Bu derin konuyu çözmek ve ölenler arasındaki bağı çözmek için de uluslararası suçlular ile savaşan Baron Zegna ve ekibi görevlendirilir. Delil olarak ellerinde boş mermi kovanları ve profesörün derisinin altından çıkan çip vardır. Çipin şifresini kırmak için uzman birine ihtiyaç olunca Zegna ölen eşinin yeğeni Tuğra Osmanlı dan yardım ister.
Tuğra da ağabeyi gibi gördüğü Göktuğ ile suikaste kurban giden ve küçük yaşta kaybettiği ailesinin olayını araştırırken Sapo Dorian ismine ulaşmıştır. Böylece hem babası gibi gördüğü Zegna'ya yardım edecek hem de Dorian'ın peşine düşüp gerçekleri öğrenebilecektir.
Tüm bu yaşananlara bir de kadim topluluklar dahil olur. Karahilal tarihte kendilerine Manden denilen bir topluluktur ve başında Gölge mahlaslı biri vardır. Sol İnvictus ise Mithra dinini kendi çıkarları için kullanan başında Dorian in bulunduğu bir örgüttür. Bir de bu iki gücün kadim topraklara zarar vermesini engellemek için Denge Locası vardır.
Fazla karakter olması, olayların yoğunluğu ilk sayfalarda biraz yorsa da kitabın kapağını kapatınca 'ben ne okudum böyle' dedirtecek bir kurguya sahip.
@zerzevaningolgesinde
@destekyayinlari
@yeldac7
Semra
#engelsizokurlaokuyoruz #ZerzevanınGölgesinde #polisiye #neokumalı #kitaptavsiyesi