Bir yazar elindeki imgelerle ne kadar derine inebilirse o kadar derine inmiş Hakan Akdoğan. Romanı yarım saat önce bitirdim ama yeni başlamış gibiyim. Bazı sahneler zihnime çivilendi.
Etkisi zamana yayılan romanların hayatıma dokunduğunu biliyorum artık. Feriha’yı, Bahattin’i , ölümü fazla merak etmenin sonuçlarını, yazma eyleminin okumaya nasıl kenetlendiğini düşünüyorum.
Uyuyamadığım gecelerin sonunda iyi bir roman okumuşsam eğer kabuslar yerine nitelikli edebiyatla sabahı karşıladığım için seviniyorum.
Kenet’in tadı damağımda. Edebiyat olmasaydı ne yapardım?