·182 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ekim 2024 15:48 Son Ada romanında ana fikir “Çoğulcu Diktatörlük”. Zülfü Livaneli, günümüz ülke yapısında görülen olay ve kişileri bu denli metaforlaştırarak gerçeği o kadar iyi yansıtıyor ki kitap sonunda “ biz gerçekten bunu yaşıyoruz” diyorsunuz.
!!!SPOİLER İÇERİR!!!
Anlatıcımız, eşi, yakın arkadaşı olan yazar ile az nüfuslu, çalışma sıkıntısının egemen olmadığı cennet gibi bir adada yaşıyor. Ada komşuları birbiriyle uyum içinde. Adada her yerde martı sesleri, deniz dalgalarının kıyılara vuruşu ve upuzun ağaçların altındaki sessiz huzur hakim. Ta ki Başkan adaya gelene kadar. Hareketli ve siyasi hayattan uzaklaşmak isteyen Başkanımız, bu cennet adaya yerleşiyor ve olayların kayışı orada kopuyor. Bölgede yaşayan hayvanların katliyle başlayan serüven, adadaki ekolojik dengenin bozulmasıyla sonuçlanıyor. Akarsulara siyanür karışması, adanın insan yaşamına elverişliliği kaybetmesi, yılan nüfusunun çoğalması ve istenerek çıkarılan yangın maalesef ki bu adanın boşaltılmasını gerektiriyor. En hayattan bulduğum nokta ise, bu duruma karşı çıkan ada sakinlerinin en sonunda nasıl manipüle olduğu ve tıpkı başkan ve yancıları gibi katliamı savunarak birlik halinde fikir değiştirerek kötüye yönelmeleriydi. İşte cennet adamız, bu şekilde ellerimizden kayıp gitti.
“Zaten bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur…”