"Birkaç kitap getir bana ama yeni olmasın.Yüreğimde yeni bir şey okuyacak güç kalmadı " diyor kitabımızın başkahramanı Bathsheba. Bu kitabı okuduktan sonra kendisi ile aynı duyguyu paylaşıyorum ama okumadan olmaz mümkün olduğunca okumaya devam diyoruz :))
Büyük bir merakla okuduğum, sayfalarını çevirdikçe biteceğini bilmenin hüznünü yaşadığım bir kitap oldu.
Olayın merkezinde "aşk" var ama bana göre insanı sıkan, anlamsız gelen aşk kitaplarından değil bu kitap. Tam olarak tanımlayamasam da kesinlikle okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
Güzel, gururlu Bathsheba ve ona aşık 3 adam: Sadık ve iyi yürekli kahya Gabriel, saplantılı çiftçi Boldwood, çapkın ve bencil çavuş Troy.
Tabi ki yanlış seçim olarak Troy seçilir ve Bathsheba şu hale gelir : "Güçlü bir kadın gözü dünyayı görmeyerek gücünü bir kenara attığı zaman, hiç gücü olmayan zayıf bir kadından daha kötü duruma düşer."
Neyse ki sonunda iyilik kazanır, iyi kazanır, aşk kazanır.( En azından kitaplarda bunun olması güzel ne yazık ki gerçek hayat vahşet, kötülük dolu, kötülerin dünyası bu dünya özellikle yaşadığımız dönemde) Kötüler hak ettiğini yaşar.Birçok kişi okurken kendinden bir şeyler bulacaktır diye düşünüyorum (zira ben çok buldum) bu yüzden bazı kişilere saydırıp durabiliriz :). Bu alıntı da destekçimiz olsun;
"İnsanın canı belirli zamanlarda küfür savunmak ister yoksa insan kendini şaşırır. İnsan dediğin küfürsüz yaşayamaz "
Kitabın sanırım en sevdiğim yanı doğave mekan tasviri, kendimi anlatılan yerde yaşar gibi hissettirmesi oldu. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim ve filmini izlemeye gidiyorum:)