1518 senesinde Strasbourg’da yaşanan bir dans salgını …
Nedenleriyle ve niçinleriyle çarpıcı bir kaosun içinde yaşanan sefalet, açlık ve daha önce hiç görülmemiş bir vebayla mücadeleyi işleyen bir hikaye.
Gerçekte yaşanan bir olay olması ve hala sebebi, bulaşma şeklinin bilinememesi bu hikayeye konu olan dans vebasını okurun tasavvurunda devleştiriyor. Fakat hikayedeki kilit nokta bu dans vebasıyla paralel ilerleyen Martin Luther’in reformunun kilisedeki yankıları ve ruhban sınıfına bir eleştiri …
Ayrıca 16.yy da Türklerin durdurulamaz ilerleyişi romanda büyük korku ve bir tehdit unsuru olarak işlenmiş ki bu da yüzünüzde bir gülümseme bırakıyor.
Velhasıl bu hikaye; aralıksız yağan bir yağmurla son buluyor. Maalesef modern dünyada ise aralıksız devam eden tek şey açlık, sefalet ve tepelerden bunları izleyen donuk bakışlar…