Selam canikolar. Nasılsınız? Ben hem maraton hemde çapraz okumalar ile devam ediyorum. Aslında bu kitabı çapraz okumaya almayı planlamıyordum. İlk çıkacağı günden beri meraklar içindeydim. Lakin okumaya başladığımda anladım ki kitap yavaş ilerliyor. Evet merak duygunuz çok yüksek ayrıca karanlık tarafıyla sizi çokça etkiliyor. Lakin hadi hızlıca okuyup bitireyim diyeceğiniz bir kitap değil. 200'lü sayfalardan sonrası zaten hem hikayeyi oturtmuş hemde kitaba alışmış olduğunuz için akıp giden sayfalar size hediye gibi geliyor. Yalan yok! Başta ben ne okuyorum derken sonrasında amanın ben ne okuyorum böyle deyip durdum! Kitap içinde kitap okumaya hatta kütüphane okumaya zaten bayıldım. Bu detay beni her zaman mutlu etmiştir. Gerçi yazarın sistematik zekası ile yazılması sizi birazda kütüphaneye karşı büyülüyor diyebilirim.
Yazarın hayal gücüne, kurduğu sisteme hayran kalmamak mümkün değil. Bu konuda tek laf eden taş olur, taş! Livira başta bir tık sinirimi bozsada kararlı duruşu ile bir yerden sonra ateşkes ilan etmeyi başardık. (Yorumcu burda kitap karakterleri ile kavga ettiğini kabul ediyor.) Şimdi ben ne yapayım? Baştan bir oturtamadım karakteri kafamda sonrasında ise pes etmemesi çokça hoşuma gitti. Evar ah benim üzümlü kekim! Hem üzüldüm hem bayıldım. Evet değişik duygularım yine iş başında! Her şeyden daha eski bu kütüphanede hapis durumdaydı ama ya! Gerçi sihir, büyü işin içine girdiğinde ben direk karakterleri kenara bırakıp mevzuya dalıyorum o ayrı konu. Lakin en başında da söylediğim gibi kitabı bir anda okumak yerine bölerek okumak sizi kurguya daha net hakim kılacaktır. Benim gibi #fantastik severlerin kitaplığında kesinlikle bulunması gereken bir kitaptı! Devamını canı gönülden bekliyorum..