Puan vermedi·332 syf.····Okunma: 26 Ekim 2024 00:00 Bu bir oyundu, oyunu kaybeden yok olurdu. Ama kazanan ‘’ona’’ hükmederdi. Ama hükmedince ne olurdu?
Mia’nın bir gün hayatında işler ters gitmeye başlar. Gaipten sesler çalınır kulağına, sanki biri varmışçasına hisseder bazen. Görünürde kimse yoktur. Çünkü gerçeği maskeleyen perde henüz aralanmamıştır. Ancak o perde kalkıp gerçek karşısında durunca, korkmak yerine cesaretini kuşanan Mia, farklı boyuttaki gerçeklerle karşı karşıya kalmıştır. Bu tek kendisine mi olmuştur yoksa başkası da yaşamış mıdır? Bunu birine anlatamaz çünkü hem çok yalnızdır hem de kendisine deli derler. Bu asıl gerçek midir? Ve kontrolden çıkan bu gerçek, beraberinde neyi getirecektir?..
Ölümden sonra yaşam konusu üzerine şekillenen Abel Morg, arafta kalmışların eseri. Ne ölüdür onlar ne de diri. Yaşayan bir zombi belki, ama artık evi bedeni değil. İşte öyle farklı ve korkutucu! Öldürmek istesen, yetişmen mümkün değil. Kaçayım desen o da pek olası değil. Bunlardan kurtuluş var mı ki? Ya da bunlar nasıl bu hale geldi?
Onurhan Erkoç, sağlam zemin üzerine inşaa ettiği bu eserinde okuyucuyu gerilim hattında gezintiye çıkarıyor. Morgun soğuk odalarında otopsi masasına yatan her ceset, sizin neşteriniz ile kesiliyor sanki. Çünkü donanımlı karakterler aracılığıyla aktardığı bilgiler ve sayısal veriler, olayı oldukça gerçekçi bir hale bürüyor. Böylece okunanlar sanki yaşanıyor, okuyucu olay örgüsünün içinde anlatılan karakter oluyor. Hal böyle olunca, o yüksek dozaj korku ve gerilim anlarında sakin kalabilmek pek işten değil. Hızlıca okurken kelimeleri, o korkunç mekandan kaçmak istiyor okuyucu.
Akıcı anlatım, sürükleyici olaylar, okuru mekana hapseden betimlemeler ile oldukça sevdiğim bir eser oldu Abel Morg. Yazar bu eserinde hem kalemini hem de bilgilerini aktarmış. Alman coğrafyasında yaşanan olaylarda ketum Alman karakterlerin tasviri, tıp alanında verdiği bilgiler ve sayısal veriler ile desteklediği olaylar sayesinde her açıdan kaliteli bir eser sunmuş. Ayrıca çoğu bölümde, bölüm başlığını açıklayan paragraflar ile başlaması olaya hakimiyeti arttırmış. Tüm bu yaptıkları sayesinde, eser daha gerçekçi, ürkütücü ve sürükleyici bir hale gelmiş.
Bunlar dışında her karakterin kendi nezdinde bir değeri ve etkisi olduğu bu eserde, yan karakteri bile es geçmeden tanıtması iyiydi. Böylece karakterlerin davranışlarına şaşırmak yerine, anlam verme fırsatı sunmuş.
Aslında bu eser hakkında yazılacak daha çok şey var. Örneğin; karakterlerin geçmişte yaşadığı travmalar, insanların başkalarının hayatında ne derece etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Ancak isterim ki, seri tamamlandığı vakit toplu bir biçimde hazmedip inceleyeyim. Böylece, baştan sonra her şeyi görebilirim ve daha sağlıklı karakter analizi yapabilirim.
Dilerim ki seri tamamlanır ve yazarın kalemi daim, okuyucusu bol olur.