Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
332
Basım Tarihi:
Temmuz 2024
Yayınevi:
Lolla Yayınları
ISBN:
9786259469546
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Onurhan Erkoç / Abel Morg - Mia - Bana mı seslendiniz? - Hayır ben seslenmedim. Neler oluyordu? Sabah onu uyandıran seslerin yorgunluktan olduğunu sanmıştı. Şimdi ise çalıştığı hastanede morga doğru ilerken yanında sadece tanımadığı bir adam vardı. O seslenmediyse bu ses kime aitti? Güne tuhaf bir başlangıç yaptığını düşünürken bundan sonra yaşayacaklarını hayal bile edemezdi. Yanındaki adam ise onun gibi morgda asistan olarak işe başlayan Engin’di. Esas şoku otopsi masasının başına gelince yaşadı. Her sabah poğaçasını uzatırken ona gülümseyen fırıncının çırağı Thomas’ın burada ne işi vardı? Bir yandan kurgunun güzelliğinde kaybolurken bir yandan da ölüm ve yaşamı sorguladığınız bir kitap Abel Morg. Her bölümün başında bilim ve felsefe ile harmanlanmış şekilde yaşamı ele alacak ve kurguya farklı bir cepheden bakacaksınız. Mia’nın duyduğu sesler silüete dönüşmüş; hızlı, güçlü ve yenilmesi zor bir Abel ile karşı karşıya kalmıştı. Görüntüsünün ölümü çağrıştırdığı, kanı ve vahşeti getiren Abel ne istiyordu? Nasıl bu hale gelmişti? Dahası bunlardan kaç tane vardı? Derdini ve yalnızlığını cansız bedenlerle paylaşan Mia için hayatında çok farklı bir sayfa açılmıştı. Her şeyden önce artık yalnız değildi. Neler olduğunu anlamaya çalışan yeni arkadaşları ve Engin ile birlikte yeni ve ölümcül bir maceraya başlamıştı. Bütün karakterlerin geçmişlerine yer verilmesi, kurgudaki önemlerini anlamamızı sağladığı gibi psikolojik olarak da nedenleri görmemizi sağlamış. Sadakati, ihaneti, güveni ve inancı gerçeklik ve hayal arasında sorgularken gerilim ve gizeme doyacaksınız. Onurhan Bey’in akıcı, düşündüren ve etkileyici bir kalemi var. Maceramızın ilk bölümü bitti ama serüven devam ediyor. Mia ve arkadaşlarının mücadelesine eşlik edip yaşama bir de Abel Morg ile
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
5/10
·332 syf.·
2025 43. kitabı
Bu kitap ne polisiye ne gerilim ne gizem ne de psikolojik gerilim. Kitabın konusu ilgi çekici olsa da içeriği öyle değil ne yazık ki. Kapağına aldanarak ve konusuna güvenerek almıştım ama kitabı anlamdım. Beğenmemekten çok cidden anlamadım. Yani? Sonuç ne ? Abel'in bize ne katkısı oldu. Ne gerildim ne merak ettim. Bazı yerler aşırı mantıksızdi. Yani bu kitabın puanının bu kadar yüksek olmasına şaşkınım. Okuyan anlayan biri beni aydınlatırsa sevinirim.
Edebiyat
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2025 8. kitabı
Almanya'nın Hamburg şehrinde yaşayan Mia, hastane morgunda Dr. Klaus'un asistanlığını yapmaktadır. Kısa bir süredir tuhaf sesler duymaya başlar. Hastanedeki mesaisine başlamak için hazırlandığında bugün yeni bir asistanın başlıyacağından haberi vardır. Mia'nın kafasındaki sesler git gide daha da tanıtık bir sese bürünmeye başamıştır. Yeni asistan Engin'le aralarında güzel bir dostluk kurulur. Fakat Mia artık seslerden dolayı kendinden şüphe edinmeye başlar. Tam aklının ona farklı oyunlar oyandığına emin olduğunu düşünürken o seslerin vücut bulmuş hâliyle karşılaşacaktır. İşte şimdi her şey daha da karmaşık hale bürünecekti. Arafta olan bir ruhun karşınıza dikildiğini görseniz ne yapardınız? Ölümden sonra hayat var mı? İşte bu gibi sorular Mia'nın aklından geçecek. Gerilim dozu yüksek bir kurgu olan Abel Morg geceleri uykunuzu bölecek kadar iyi kaleme alınmış. Bu tür okumayı sevenlerdenseniz bence bir şans verebilirsiniz. Hayal ile gerçek arası önünüzü göremediğiniz bir yol gibi düşünürsek gizem gerilim türünün güzel örneklerinden birisi diyebiliriz. Felsefe, bilim ve psikolojinin harmanlandığı farklı bir kurgu okumayı düşünenler buradaysa okumayı şimdiden başlamınızı öneririm. #abelmorg #onurhanerkoç #lollayayınları
Gerilim
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2024 88. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2024 00:00
Bu bir oyundu, oyunu kaybeden yok olurdu. Ama kazanan ‘’ona’’ hükmederdi. Ama hükmedince ne olurdu? Mia’nın bir gün hayatında işler ters gitmeye başlar. Gaipten sesler çalınır kulağına, sanki biri varmışçasına hisseder bazen. Görünürde kimse yoktur. Çünkü gerçeği maskeleyen perde henüz aralanmamıştır. Ancak o perde kalkıp gerçek karşısında durunca, korkmak yerine cesaretini kuşanan Mia, farklı boyuttaki gerçeklerle karşı karşıya kalmıştır. Bu tek kendisine mi olmuştur yoksa başkası da yaşamış mıdır? Bunu birine anlatamaz çünkü hem çok yalnızdır hem de kendisine deli derler. Bu asıl gerçek midir? Ve kontrolden çıkan bu gerçek, beraberinde neyi getirecektir?.. Ölümden sonra yaşam konusu üzerine şekillenen Abel Morg, arafta kalmışların eseri. Ne ölüdür onlar ne de diri. Yaşayan bir zombi belki, ama artık evi bedeni değil. İşte öyle farklı ve korkutucu! Öldürmek istesen, yetişmen mümkün değil. Kaçayım desen o da pek olası değil. Bunlardan kurtuluş var mı ki? Ya da bunlar nasıl bu hale geldi? Onurhan Erkoç, sağlam zemin üzerine inşaa ettiği bu eserinde okuyucuyu gerilim hattında gezintiye çıkarıyor. Morgun soğuk odalarında otopsi masasına yatan her ceset, sizin neşteriniz ile kesiliyor sanki. Çünkü donanımlı karakterler aracılığıyla aktardığı bilgiler ve sayısal veriler, olayı oldukça gerçekçi bir hale bürüyor. Böylece okunanlar sanki yaşanıyor, okuyucu olay örgüsünün içinde anlatılan karakter oluyor. Hal böyle olunca, o yüksek dozaj korku ve gerilim anlarında sakin kalabilmek pek işten değil. Hızlıca okurken kelimeleri, o korkunç mekandan kaçmak istiyor okuyucu. Akıcı anlatım, sürükleyici olaylar, okuru mekana hapseden betimlemeler ile oldukça sevdiğim bir eser oldu Abel Morg. Yazar bu eserinde hem kalemini hem de bilgilerini aktarmış. Alman coğrafyasında yaşanan
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2024 84. kitabı
Abel Morg Mia, Hamburg’da yaşayan, kendi dünyasında kaybolmuş, içine kapanık bir kadındır. Onun sessiz ve yalnız hayatına şahit olanlar ise sadece morgdaki cesetlerdir. Mia, hayatındaki sıkıntıları, düşüncelerini ve yalnızlığını bu cansız bedenlerle paylaşarak hafifletmeye çalışır. Her gün aynı rutini tekrarlayarak sabahları karşıdaki fırından poğaçasını alır, hastaneye gidip morgdaki cesetleri inceler. Onun için dünya, sessizliğin hüküm sürdüğü, cansız varlıklarla dolu bir yer olmuştur. Ancak bir sabah, garip bir ses duyar. Etrafına bakar ama ortada kimse yoktur. Bu ses, sanki bir yankı gibi zihninde dolanır fakat Mia, bunun sadece zihninin bir oyunu olduğunu düşünerek görmezden gelir. Ancak zamanla bu garip ses, beklenmedik anlarda yeniden ortaya çıkmaya başlar. İlk başta Mia bunun bir halüsinasyon olduğunu varsaysa da sesin gerçekliği giderek daha da rahatsız edici bir hal alır. Ses ona bir şeyler fısıldar ama Mia, bu sesin ne anlama geldiğini bir türlü çözemez. Sanki o sessizlik dolu dünyasında bir çatlak oluşmuş ve Mia, bu çatlağın arkasındaki gerçeği keşfetmek zorunda kalmıştır. Evet, her şey Mia’nın o garip sesleri duymasıyla başlar, ama bu sesler ne bir şizofreni başlangıcıdır ne de yalnızlığının bir yansıması. Aslında, Mia farkında olmadan evrenin derinliklerine, ruhlar ve bilinmezlerle dolu bir yola adım atmıştır. Kitabı gerçekten çok sevdim, bu tarz derin ve gizemli kurgulara bayılıyorum. Ancak, bu tür hikayelere alışık olmayanlar için ağır gelebileceğini düşünüyorum. Hatta, bazı bölümlerde ben bile kopukluklar yaşadım. Yazar, her bölüm başında konuyu ilerletmek yerine, kendi doğrularını ve kitapla bütünleşen düşüncelerini paylaşmayı tercih etmiş. Bana kalırsa, bu girişler esere ayrı bir derinlik katmış ve ben her satırını büyük bir keyifle okudum.
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2024 119. kitabı
Efsane bir kurgu okudum Eğer psikolojik gerilim- korku tarzında kitapları seviyorsanız hiç vakit kaybetmeden hemen bu kitabı alıyorsunuz Mia Morg'ta çalışan bir asistan. Otopsi sahnelerini okurken kanım dondu, asla bana göre bir iş değil Kitabın kurgusunu çok benzersiz buldum içindeki yaratık Abel oldukça farklı. O kadar birbirine benzer yaratıklar okuduktan ve izledikten sonra bu farklılık bana çok iyi geldi. Ayrıca yazar kurgunun içine tıbbi terimleri ve bilimsel bilgileri o kadar güzel yerleştirmiş ki fark etmeden bir dünya bilgi öğreniyorsunuz. İnanılmaz emek harcanmış, kafa patlatılmış bir kitap olduğu o kadar çok belli oluyor ki kitabı bitirdiğinizde hissettiğiniz duygular hayranlık, takdir, şok, ters köşe, duygu patlaması ve devamı için sabırsızlık oluyor. Yani ben kitabı okurken kaşlarım hep havadaydı, dışarıdan bakıldığında her sayfayı hayretle okuduğum çok belli oluyordu. Neyse duygularım yazmakla bitmeyecek O yüzden hafiften konudan bahsetmek istiyorum. Mia morg da çalışıyor ve tuhaf sesler duymaya başlıyor bir şey onunla iletişime geçiyor ama görüntü yok. Mia bu durumu yorgunluğa bağlar ve o kadar yalnızdır ki morg daki cansız bedenler ile dertleşir. Tabii o da haklı sonuçta en iyi ve güvenilir dert ortağı olabilirler. Olaylar yavaş yavaş şekillenir ve ufak ufak gerilim ile başlar Abel ile resmen bağlantı kurmaya başlar ve her sayfasında gerilim katlanarak artar. Iletişim kurduğu şey o gün hastaneye gelen ve otopsisi yapılan Thomas'tır ama bu canavarımsı siyah gölgeye benzeyen uzun tırnakları olan şeyin sadece yüzü thomas'a benziyordur. Thomas Mia'nın vücuduna bağlı ve kanından oluşan bir varlıktır, Mia onu kontrol etmekte zorlanır, her geçen gün yeni bir olay yaşanır ve hiç bilmediği bir dünyanın kapısını aralar daha başka Abel'ler (yaratık) olduğunu
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2024 66. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2024 19:20
Yalnızlığın verdiği umutsuzluk onu derinden derine çekiyor yerin derin tabakalarına. İçine kapanık olan Mia yüreğindeki çığlıklarını, acı feryatlarını yalnızca morgun soğuk zeminlerinde yatan ruhsuz bedenlere anlatırdı. Hayat onun için çok ağır bir yüktür. Onu anlayan yalnızca cansız bedenler iken sanki gayptan ses geliyormuş gibi karşılık alırdı. Bilmiyordu ki kaderin gizemli yüzü ona bambaşka bir dünyanın kapılarını araladığını. Uzun tırnakları olan siyah görünen varlıkların havada kanın fışkırdığını, her yeri yakıp yıkıp döktüğü, dehşetler saçtığı, sanki mezbaya dönüşmüş bir morg ona ve yakınlarındaki azap yaşatıyor. Dengesi, bünyesiyle alt üst oluvermektedir. Morgun soğuk duvarları arasında bedenleri otopsi yapan Mia ve yeni asistan Engin'i bekleyen abellerin olması sırlar dünyasına kapı açılıyor. Abellerin savaşı yürekleri ağza getirecek gerilim ve heyecan dolu anlara davetiye çıkartıyor. Soluk soluğa okuyacağınız Abel Morg'ta sadece gerilim değil aynı zamanda psikolojik yönü ağır basan felsefenin ve bilimin de hikayelerine tanıklık edeceksiniz. Elinizden düşüremeyeceğiniz bu kıtabın her sayfasında yepyeni sürprizlerle karşılaşmaktan kendinizi alamayacak ve olanlar karşısında kanınız donmaya maruz kalacak. Kıtabın fiziği bile okuyucuyu kendine cezb ediyor. Sayfalarının kenarlarına işlenen resimde de kimyasının yürekleri parçalayacağınin izlenimini vermekedir. Ağırlığı sanırım Mia'nın psikolojik ağırlığını göstermektedir. (Bu bir latifedir) Lâkin gerçek anlamda içsel savaşın yükü tartılmaz. Hafiflemesi okuyucunun gönlüne oturmaktan geçer. Başından sonuna kadar elimden düşünmediğim muhteşem bir eser. Kesinlikle tavsiye ediyorum. "Hayat, hiç olmadığı kadar anlamsızlaşmış ve hiç göstermediği kadar cömertlik göstererek müşterilerini sürekli sürprizlerle
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2024 134. kitabı
ONURHAN ERKOÇ~ABEL MORG~ Selam…Bugün size lollayayinlari 'ndan, onurhanerkoc kaleminden güzel bir kitapla geldim.Eğer korku, gizem, psikolojik gerilim okumayı seviyor iseniz bu kitaba kesinlikle bir şans vermelisiniz.Çünkü tüm bu saydıklarımı kitapta sonuna kadar okuyabilirsiniz. Otopsisi yapılan cesetlerin canlandığı,bazılarının insanlara yardım ettiği ama bazılarınınsa insanlığı yok etmek istediği ruhlarla tanışmaya ne dersiniz? Yazarın kalemi ile tanışma kitabım oldu. Kalemini çok sevdim. Özellikle şunu söylemek istiyorum tıbbi olarak bir çok terimin araştırılıp altyapısı oluşturularak yazıldığını çok net söyleyebilirim. Ben bu olayı çok seviyorum.Bir yazarın yazdığı kurguyu bu şekilde sağlamlaştırması harika bir şey. Kitabın başından sonuna kadar ne olacağını merak ettiğim bir kurgu okudum.Açıkçası ben bu türü çok fazla okumuyorum ama bu kitabı çok sevdim. O yüzden türü severler kitaba mutlaka bir şans vermelisiniz diyorum ve kitabın konusuna geçiyorum. #konusu Mia Hamburg’da yaşayan,yalnız ve mutsuz bir kadındır. Çok başarılı bir morg asistanıdır. Mia bütün yalnızlığını incelemelerini yaptığı cesetlerle gidermektedir. Çünkü ölüler insanı çok güzel dinler. O da tüm dertlerini bu cesetleri anlatır. Ama bir gün uyandiginda işler farklılaşmıştır. Mia farklı sesler duymaya başlar.ilk başlarda bunların kafasının içinden geldiğini doğru olmadığını düşünür.Fakat çağrı niteliğindeki bu sesler arttıkça Mia durumdan şüphelenir ve bu seslerin ne olduğunu araştırmaya başlar. Bu sırada morga yeni bir asistan gelir. Yeni asistanEngin normal gözükse de onun gelmesiyle birlikte hem sesler hem de ceset sayıları artmıştır. İşittiği seslerin ne olduğunu çözmeye çalışan Mia durumun giderek farklı bir yöne savrulduğunu görür. Onu çözülmesi gereken gizemler beklemektedir. Ama çözmesi
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
5/10
5/10
·332 syf.··
2025 42. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 19:18
Abel MorgAbel Morg onur Onurhan ErkoçOnurhan Erkoç BüşraBüşra Merve CENGİZMerve CENGİZ Gizem desen gizem değil, gerilim desen gerilim değill, fantastik desen fantastik değil, kitaba ne desem uymuyor, olmuyor, tamamen hayal kırıklığı olan bir kitaptı benim için. Bu kadar yüksek puanı olması ya insanlarla gerçekten bakış açım çok farklı dedirtiyor ya da PR çalışmaları diyorum Hangimiz bir gün durduk yere bir ses duyup da normal karşılarcasına oluruna bırakabiliriz mesela? Mia duyduğu sesleri o kadar güzel karşılıyor ki sanki hayatı boyunca kimsenin duymadığı sesleri duymuş gibi. Evet bir iki kez bunu sorguladı ama sonra birine söylersem şizofreni tanısı konur diye susup hayatına devam etti Canım Mia'm olmayan sesler duyuyorsan zaten sıkıntı var demektir ya? Ama Mia için bu sesleri duymak hiç sorun değil, maşallah kızıma. Ses duymakla kalmayıp hızı biraz daha arttırıyoruz ve ölmüş insanlar ile konuşmaya, onları görmeye, HATTA O KİŞİYİ YÖNETMEYE BAŞLIYOR. Hadi siz söyleyin normalde bir insanın başına bunlar gelse ne olur? Arkasına bakmadan kaçar, kendini hastaneye kapattırır değil mi? Yok bizde öyle değil, Mia bunu hemen kabullenip gücünü nasıl yöneteceğini bulmaya çalışıyor, cesur kızım benim(!) Engin Mia ilişkisine gelecek olursam( kitabın sonunda ikili ile ilgili bir olay çıktığı için bu eleştirimi aslında açıklamaya çalışılmış ama yine de içime sinmedi benim) birbirlerini daha bir gündür tanıyor olmalarına Engin'in 'bana neden anlamıyorsun' diye üç yıllık sevgiliymişcesine girdiği tripler, ikili arasında bir anda oluşan yakınlık.. tamam birbirlerine çekilmeleri açıklandı da insan bunu bir sorgular, bir yadigar.( pardon Engin bir iki kez içinden sorgulamıştı bunu) Zaman konusunda sıkıntılar vardı, geçmişe döndüğünü anca paragraf sonlarında anlayabildim, geçişler daha özenli olabilirdi. Kitabın
1000Kitap
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2024 301. kitabı
ABEL MORG Herkese Merhabalar... Bugün sizlere yepyeni bir kitap ile geldim. Önce kapak sonra isim beni çekmişti. Acaba bu kitapta beni neler bekliyor dedim. Okumaya başlar başlamaz da okuduğum kurgulardan farklı olduğunu hemen hissettim. Zaten çok farklı bir kulvar. Gerilim,bilim, felsefe ile yoğrulmuş psikolojik yanı ağır basana bir kitap. Yazarın altı yıllık emeği sonucu bizler elimize almışız. Verdigim emeği kimsenin bilmesini beklemem dese de ben okurken o emeği her satır da hissettim. Kelimeleri kullanışında kurguya döküşünde olan eşsiz okuma keyfini aldım. İlmek ilmek örülmüş sona doğru geldikçe de katlanmış ve bize son derece keyifli bir okutma yaşatmış. Şimdi dediğim gibi ilmek ilmek örülünce okudukça da çözülen bir kurgu o yüzden spoi olmasın diye konuya fazla giremeyeceğim. Eee öyle armut piş ağzıma düş olayını sevmeyiz okuyanlar kendisi bulsun. Özellikle böyle tarzlar da spoi vermekten itina ile kaçınırım. Mia Leichnam ile tanışın... Mia Hamburg da bir hastanenin morgunda asistan olarak çalışmaktadır. Her şey onun için olağan giderken bir gün uyandığında bir ses duyar. Bu sesi önce anlamaz zaten yalnızlıktan bunların olduğunu düşünmeye başlar. İşinin yolunu tutarken o gün onu bir supriz daha bekler. Morg da yeni ise başlayan Engin... Ve o gün morg da otopsisi yapılacak olan ceset...
Abel MorgOnurhan Erkoç · Lolla Yayınları · 202449 okunma

Yazar Hakkında

Onurhan ErkoçYazar · 0 kitap
Onurhan Erkoç, 1997 yılında Almanya'nın Hamburg kentinde dünyaya gelmiş, bilim ve teknolojiyi edebiyatla harmanlayan bir yazardır. Ankara'da bilgisayar mühendisliği eğitimi alarak bilimkurgu yazarlığına adım atan Onurhan Erkoç tıp ve anatomiye olan ilgisi sayesinde eserlerine bilimsel bir derinlik ve detay zenginliği katmıştır. Karakterleri, sadece kurgusal olmanın ötesinde, gerçek bilimsel teoriler ve mühendislik prensipleriyle hareket eder. Erkoç'un Abel serisi, onun bu özgün tarzının en iyi örneklerinden birini sunar. Serideki karakterler, anatomi, psikoloji ve felsefe gibi konular etrafında şekillenir ve okuyucularını da bu bilimsel yolculuğa dahil eder. Erkoç, gizem ve gerilim öğelerini ustalıkla kullanarak okuyucularını her sayfada yeni bir bulmacayı çözmeye ve ardındaki sırrı keşfetmeye teşvik eder. Ayrıca, psikoloji ve felsefeyi serisinde bolca işleyerek okurlarına yeni bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır.