Kürt Meselesi ve İslam!
8/10
·192 syf.··
2024 137. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2024 00:00
En net haliyle son yüz yıldır ve biraz daha irdelendiğinde aslında en az iki yüz yıl öncesine dayanan Kürt Meselesi ve tartışmaları, bugüne dek hiçbir zaman çözülemediği için içinde bulunduğumuz zamanlarda tartışılmaya, konuşulmaya devam ediyor. Bir yanda, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sıradan bir Türk'ten ne eksiğiniz var?!” diyerek Kürt Meselesi’ni görmezden gelen bir ‘anlamayış’la muhatap olunurken, diğer yandan birikmiş haklı bir öfkenin yanlış kanalize ile Türk kimliğini komple inkârla aynı acıları muhatap ırka da yaşatmak isteyen ifrat haldeki ‘uzlaşmamacı’ya... Elimizdeki eser de, aşağı yukarı bu tartışmalar etrafında, kendi olgularınca ve bu konuda oldukça baskın olan Marksist örgüt Pkk'nin anlayışından uzak, Müslüman bir kesim tarafından kaleme alınmış. Üç kısma ayrılan eserin ilk kısmında, bazı komedyenlerin Kürt halkı için ‘Türk kökenli bir ırk’ iddialarının trajikomik hali manen reddedilerek esası ifade edildiği gibi, Kürtlerin kim olup nereden geldiği ve nereye gittiği anlatılmaya çalışılmış. İkinci bölümde ise, ilk bölümde “varlıkları tasdik edilmiş” bir ırkın(kitapta varlıkları tasdik edilse de, neticede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasasında inkâr edilmiş ve TBMM’de mezkûr ırkın dili “bilinmeyen dil” olarak kayda geçirilmiştir.), Osmanlı Devleti ile hangi şartlarda anlaşıp birleştiği, şartların bozulmasıyla başlayan isyanlardan lâik kemalist bir anlayışla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Ulus Devlet’ine gelinen süreçte yaşananlara da değinilmiş etraflıca. Bilhassa İT’çilerin(İttihat ve Terakki) mirası T.C. Devleti’nin faşizm dolu tarihinde, Türk Kürt üzerinde ayrım yapmaksızın uyguladığı İslam düşmanlığı, bambaşka bir halk olan Kürtlerin asimile yoluyla Türkleştirilmeye çalışılması, Kürt Dili’nin yasaklarla, hapislerle ve kimi zaman işkencelerle uğradığı kıyımla gelinen bugünkü nokta izah edilmiş. Üçüncü ve son kısımda ise tahlillere geçilmiş ve bu zamana kadar uygulanan politikaların yanlışlığı, somut örnekler üzerinden gösterilerek çözüm yollarına işaret edilmiştir. Dil’in Allah'ın ayetlerinden birisi olduğu, Allah'ın bizzat Kuran-ı Kerim’de “Sizi tanışasınız diye kavimlere ayırdık” ayeti kerimesinin inkârına varan zulmün yanlışlığı, zulmün sebepleriyle izah edilerek izale yolları aktarılmış. Dış yüzden bakınca yalnızca Kürtlere hitap ettiği zannı uyandıran “Kürtler ve İslamî Kurtuluş” isimli eser, aslında her kavimden insana hitap eden ve bilhassa ülkemizde yüz yıldan fazla bir zamandır çözülmeyi bekleyen Kürt Meselesi’nin ne olduğu, yanlış yapılan şeylerin tartışılması ve doğrunun gösterilmesine yönelik faydalı bir çalışma olması sebebiyle bu konuda bilgi sahibi olmak isteyen insanların da faydalanabileceği bir çalışmadır. Kitapta eleştirdiğim bir husustan da bahsetmek istiyorum; bir meselede kaynak verileceği zaman –misalen– bir kanun maddesi, bunu direkt Anayasa’dan yapmak yerine, istifade edilen diğer kaynaklardan göstermiş olmaları son derece abes ve kitabın kalitesini düşüren bir hata olmuş kanaatimce. Farklı rivayet ve bilgiler ilgili kaynaktan gösterilir ama kanun maddesinin kaynağı da Anayasa’dır yani(: Hiç şüphesiz Kürt Meselesi’nin bütün çözüm yollarının başı, öncelikle Kürt halkının bir ırk olarak tanınmasından geçer. Bugün devlet eliyle bu kimlik reddedilirken, sözde –veyahut özde– iyi niyetli hareketlerin hiçbir anlamı kalmaz ve bu meselenin düğümlü kalmasından menfaat devşirenlerin işine yaramaktan ileriye geçemez. Kürt Meselesi'ni çözmeye çalışırken devletin karşısına alacağı muhatabın kim ve hangi cemaat/örgüt/parti vesair topluluktan olacağı muamma ise de, Çözüm Süreci'nde olduğu gibi Marksist PKK örgütünü bütün Kürtler adına temsilci seçmek gibi bir hataya düşülmesinin, süreci daha baştan çözümsüzlüğe götüreceği mâlumdur.
Kürtler ve İslami KurtuluşSait Özbey · Dua Yayıncılık · 200953 okunma
··
150 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.