Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 26 Ekim 2024 16:06 Tanpınar’ın eseri Erzurum, Konya, Ankara, Bursa ve İstanbul ekseninde geçiyor ve şehirleri yazarın gözünden inceleme fırsatı buluyoruz.
Zamanla hem eskiyi hem yeniyi ayakta tutmaya çalışan şehirlerin, insanlar üzerindeki etkisi inkar edilemez. Tanpınar da şehirleri sadece günümüze göre değil, Türklerin Anadolu’ya girdiği zamandan bu yana bir bütün olarak inceliyor. Özellikle o şehirleri gezmiş, tarihine az çok hakim olan ya da bu şehirlerde yaşayan insanların okumasını tavsiye ederim.
Şehirler mimarisiyle, doğasıyla, sanatıyla ve pek tabi insanıyla hepimizi etkiler. Günün sonunda o şehirle aramızda görünmeyen bir bağ oluşur. Bazen oranın yabancısı bazen de tam özü gibi hissederiz. Mekanların ruhu vardır ve bu enerji bizler üzerinde iyi ya da kötü izler bırakır. Bazen bir ceviz ağacının gölgesinde, bazen bir çeşmenin su sesinde, bazen bir caminin önündeki bankta saatlerce, günlerce kalmak isteriz. Çünkü orada o an kendi ruhumuzla o mekan arasında bir bağ hissederiz.
Hayatım boyunca yıllarımın geçtiği, çocukluk anılarımın saklı olduğu mekanlara tekrar gitmek istememişimdir. Çünkü onlar anılarımda hatırladığım gibi kalsınlar isterim.
Biz çocukken, caminin bahçesinde dalları da gövdesi de iri yapılı bir kayısı ağacımız vardı. Babam da her ilkbahar geldiğinde bizim için o kalın dalına bir salıncak kurardı. Korkarak oturup sallanırdık dalı incinmesin diye. Yakın zamanda orayı ziyaret ettik babamla. Ve dalının kesildiğini gördük. Yeni imam sürekli yaprakları dökülüyor ve süpürmek zorunda kalıyoruz diye kestirmiş dalını. Babamla yapraklarını süpürdüğümüz, her gün sulayarak büyüttüğümüz, dalından kaç kere kayısı topladığımız ağacı öyle görünce keşke gelmeseydik der gibi birbirimize baktık.
Şehirler de insanların ruhları gibi yağmalanıyor, yakılıyor, tahrip ediliyor. Önemli olan ise her şeye rağmen yeni ve eskiyle bir bütün olup, sevgi bağı kurup, toparlanıp, ayakta kalabilmek.
Tanpınar’ın da eserinde bahsettiği gibi
“Gerçek yapıcılığın, mevcudu muhafaza ile başladığını öğrendiğimiz gün mesut olacağız.”