·264 syf.····Okunma: 08 Aralık 2017 23:04 Amerika işte önce öldürür sonra keşke öldürmeseydik der..
Niye mi ? Kitap kısaca nedenini şöyle izah ediyor; "Evet, Saddam bir dikdatördü ama Amerikaya ne zararı vardı ki biz zaten her halukarda malı götürüyorduk açgözlülük ettik, daha fazlasını istedik, kaz gelen yerden tavuk esirgemeyelim diye boş yere milyar dolarlarımızı harcadık, hem sonra birkaç üniformalı askerimiz de öldü - bir katil kolay yetişmiyor neticede-, dahası da var Saddam öldü ama onun boşluğundan Daeş doğdu, evet İslamî terörizim diye güzel söylemler ürettik sayelerinde ama adamlar kontorolden çıktı içimiz de patlatıyorlar bombalarını, hem sonra sempatik adamdı Saddam, hazır cevaptı, hoş sohbetti, yanlış tanıtımşlar hep bize, üstelik haklı gerekçeleri de vardı bazı konularda.. Ama o Bush yok mu o Bush hep onun başının altından çıkıyor bunlar kendi kişisel hesaplaşması için öldürttü adamı..."
Eee ne bekliyordunuz ölen milyonlarca insan için üzüleceklerini mi ? Demokrasi diye araladıkları kapıdan kan ve gözyaşı soktular diye vicdan azabı çekeceklerini mi? Yalan yok bazı sayfalarda bahsetmiş çok kan aktığından ama yazarın asıl derdi akan kan değil Amerika'nın sarsılan imajı olmuş..
Kitapta bazı yerler CIA tarafından sansürlenmiş bazen yarım sayfa boyunca siyah şeritler görüyorsunuz.. Sansürlenmeyen yerlerde ise beni şaşırtan çokta ilginç bir şey okumadım.. Son sayfalarda da vicdan rahatlatmak için yazılmış bir kaç keşkeli satır bekliyor sizi.. Amerikalıların konuşma dilinin nağdan havası hissediliyor yazarın kaleminde, malesef samimiyetsizliğine samimiyetsizlik katmış bu üslup. Ve son olarak Vasat bir çevirisi ve albenisi olan bir kapağı var kitabın...