Gönderi

İyi niyetle yazılmış yavan bir eser
Puan vermedi·%26 (100/384 syf.)·
Kitabı yarım bıraktım. Birkaç sebebi var: evvela ben, kitabın adından da hareketle, Temücin'in gençliğinde yaşadığı zorlukların üstesinden nasıl geldiği, yüksek karakter vasıflarını nasıl kazandığı, liderlik sanatında nasıl emsalsizleştiğine dair bir şeyler okumak amacındaydım. Buna en yakın kitap sanırım John Man'in "The Leadership Secrets of Genghis Khan" adlı eseri (Genghis Khan adlı eseriyle karıştırmayınız). Onu temin ettim, okuyacağım. Ondan başka, Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesinde çekilmiş 2004 yapımı Cengiz Han dizisi bu konulara parmak basıyordu, bizde de harika bir Türkçe dublaj ile TRTde yayınlandı. Dizi olmasına rağmen belgesel tadındaydı. Kostümler, dekor ve anlatı fazlasıyla otantikti, başrolde de Cengiz Han'ın doğrudan torunu bir adam oynuyor zaten). Genel manada Moğolların insanlık tarihini nasıl etkiledikleri benim çok ta umurumda değil. Eskisi kadar tarih kitabı okumuyorum, şimdilerde daha çok iş hayatı ve liderlik gibi konulara çevirdim dikkatimi. Yani kitapta Temücin'in hayatındaki ibret alınacak hadiselerden birçoğu anlatılmamış bile. Bu gibi şeylerden ziyade, "Moğolların medeniyete pozitif katkıları" anlatılıyor daha çok. Özetle yazar, Moğolların "o kadar da kötü olmadıkları, medeniyete bir çok katkıları olduğu" fikrini yaymaya çalışıyor. Hemfikirim onunla. Fakat, kitapta canımı sıkan bir diğer meseleye geçeyim. Eser, Moğolların Gizli Tarihi adlı, itimad edilmesi güç olan kitap esas alınarak yazıldığı için pek hoşuma gitmedi. O kitapta epik bir anlatım var ve tarihi bir vesika olmaktan ziyade, Camuha'yı ululayan ve Temücin'e bir çok kereler iftiralar da atan bir kitap (Temücin'in, ufak yaştayken kardeşi Bekter'i öldürmesi vs. gibi iftiralardan bahsediyorum. Bu konuyu, L. N. Gumilev, Muhayyel Hükümdarlığın İzinde adlı eserinde fevkalade bir şekilde analiz ediyor ve Gizli Tarih'in güvenilmez olduğunu, eski bir Camuha taraftarı tarafından yazıldığını, vs. çok net bir şekilde ispat ediyor). Moğollara dair yine en güvenilir kitap Reşideddin'inki bence. Tabi onun da bir çok kısmı Türkçemize tercüme edilmedi maalesef henüz. Yıllardır beni üzen bir şey bu. Yazarın ve kitabın ikinci büyük problemi de şu: Kendisi Türkçe bilmediği için ve günümüz Moğollarını da 13. asırdaki Moğol İmparatorluğunun yegane devamcısı sandığı için, bu insanları batılı okuyucuya izah ederken yaptığı yorumlar biraz kısır ve eksik kalıyor. Sizi temin ederim, 13. asır Moğolları, günümüzdeki Moğollar gibi otağlarına Buda heykelleri koymuyor, turuncu ve budizm sembolleri ile dolu olan sehpalarda yemek yemiyorlardı. Tembellik ve karamsarlık aşılayan bir din olan Budizm ile işleri yoktu. Kubilay Han gibi hanların da Tibet Budizmine merakı da sadece birkaç güzel öğretinin benimsenmesinden ibaret olsa gerek. Et yemeyi, veya şiddetin her türlüsünü yasaklayan, pasifist felsefeyi benimseyen ve hayatı inkar eden bir dine o adam gibi zinde ve cevval bir yiğidin ciddi ciddi inandığını düşünmek çok abes olur. Günümüz Moğolları, Mançularla ve Çinlilerle karışmış bir halk. Fenotip ve dil olarak eski Moğollar ile bambaşka bir halk. Giyim kuşam, din vs. olarak ta öyle. Siz Temücin (Demirci) ve Cengiz (Tengiz/Deniz), Borcigin(Börü Tegin) isimlerini bile Moğolcayla değil Türkçe ile anlamlandırabiliyorken; Türkçe (ve bilhassa ortaçağ Türkçesi) bilmeden o coğrafyayı ve o coğrafyanın insanını anlamanız ve anlatabilmeniz katiyen mümkün değil. Yoksa böyle yazarımız gibi "Cengiz ve Temücin kelimelerinin ne anlama geldiğini bilmiyoruz, Borçigin ne demektir o konuda da fikrimiz yok, falanca kelimeye benziyor, belki de o anlamdadır" falan diye sayıklar durursunuz. Tekrar ediyorum, o coğrafyayı anlatıyorsanız Türkçe bileceksiniz. Prof. Zeki Velidi Togan bu mevzuları çok daha iyi izah ediyordu. Moğol İmparatorluğunu teşkil eden boy isimlerinin kahir ekseriyetinin Türkçe olduğunu, eserlerinde gayet iyi bir şekilde ispat ediyor. Esasen bugün Kazak milletini oluşturan boyların isimleri de (Kereyit, Kongurat, Celayir, Nayman vs) da hep o dönemden gelme. Ve Rusyada ve Kazakistanda bugün yaygın bir kanaat de şu ki, günümüz Kazakları, 13. asır Moğollarına, günümüz Moğollarından çok daha yakın. Hem hayat tarzı, hem din, hem düşünüş, hem kullanılan eşya-giyim-kuşam vs. bakımından. Kitabın İngilizcesini bu sebeplerden ötürü 100. sayfalarda falan yarıda bıraktım. Dediğim gibi, güzel bir alternatif medeniyet tarihi anlatısı sunuyor ve delilleriyle tezlerini ispat ta etmeye çalışıyor. Ama tarihteki Moğolları günümüz Moğollarından yola çıkarak izah etmeye kalkmak ciddi bir hata. Netice olarak, yazarın kalbi doğru yerde olsa da, eseri biraz yavan kalmış. Oryantalistlerde hep böyle bir yavanlık oluyor illa ki.
Cengiz HanJack Weatherford · Kronik Kitap · 2018610 okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.