İstemem Eksik Olsun
9/10
·96 syf.··
2024 4. kitabı
Birbirinden binlerce kilometre uzakta olan iki hayat aynı nedenden etkilenebilir mi? Şişhaneye Yağmur Yağıyordu'yu okuduktan sonra evet bu mümkün olabilir dedim artık. Bazı kitapların isimleri öyle güzel belirleniyor ki keşke daha önce bunları ben bulabilseydim diyorum. Bunlar; Albayım Beni Nezahat ile Evlendir, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, İnce Memed... Şişhaneye Yağmur Yağıyordu ise bunlardan biri. İşte yıllarca bildiğim bu ismi sonunda okumaya karar verdim. En çok merak ettiğim öykü ise kitapta olan Şişhaneye Yağmur Yağıyordu öyküsüydü. Atların gördükleri, insanların gördüklerinden her zaman farklıdır bunu önceden de okumuştum ama Haldun Taner'den okuyunca bu kadar hoşuma gideceğini düşünmemiştim. Kalender, belediyenin çöpçü beygiridir. Yıllarıdır bu işi yapar, her nasıl olursa olsun vazifesini yerine getirmeye çalışır. Kalenderin, bir gün yine şişhanede her zamanki işini yaparken kendini aynada olduğundan daha büyük görüp korkması ile başlayan bir serüven anlatılır. Üstelik Haldun Taner bunu anlatırken ihtimaller üzerinden gider. Tam burayı okurken aklıma Ferhan Şensoy'un 40 Ambar tiyatrosunda söylediği şarkı geldi: Savaş yüksek oktanlı gayet boktan birşeydir. İşte oradaki iki ihtimal gibi Haldun Tanerde ihtimalleri düşünerek yazmış. Kalender'in kendini aynada gördükten sonra olanca hızı ile önce elektrikçi dükkanına, ondan sonra işini son dakika batırmamak için olanca hızı ile ortağının yanına giden Artin Margusyan'a çarpıp bir dizi olayın yaşanmasına neden olur. Şişhaneye yağmur yağmasının ise ne Kalendere ne elektrikçi dükkanına ne de iş insanı Artin Margusyan'a yaramaması sadece binlerce kilometre uzakta başka bir ülkede olan Alois Mongeneot'a yaramasına neden olur. Beğendiğim bir diğer kısım ise hayatın akışı içinde bazı anların, hayatın içine sıkıştırılmasıydı. Süheyl ve Nazlının yıllar sonra birbirini görüp, kaza yerinde o gürültü içinde konuşmaya çalışıp birbirlerini duymamaları ve bu durumun onlara hayatın akışında normal gelmesi gibi. Atatürk Galatasaray'da öyküsü ise daha başka bir güzel. Büyük önderin ülkeyi kurduktan sonra bilindiği üzere en başta eğitime önem vermiştir. Bunun işleyişini görmek içinde ara ara okulları gezip kendi gözleri ile görmek ister. İşte tam da böyle bir zamanda Galatasaray'ı ziyarete gider. Tabi ki yanında mutat zevat(Bakanlar) ile beraber. Öğrencilerin, Gazi Paşayı gördükten sonra ellerinin ayaklarının birbirine dolanması, cevabını bildikleri halde sorulara heyecandan cevap verememeleri, gözlerini kaldırıp Gazi Paşa'ya bakamamaları gibi bir dizi olay olur. Haldun taner özellikle bu öyküyü öyle güzel anlatmış ki bu gerçek mi? yoksa kurmaca mı? diye hep sorguladım ta ki Atatürk'ün içtiği kahve fincanı bugün dahi Galatasarayda sergilendiğini öğrendikten sonra anladım. Fasarya öyküsü ise en sevdiğim öyküydü. Fasarya'nın neden fasarya olduğu, gençliğinde takımda yer bulabilmek için nasıl canını dişine takarak koştuğunu, kendini kanıtlamak için emir erliğinde nasıl cesur davrandığını, sevdiği kadını nasıl bıraktığını.. Fasarya, tutunmaya çalışıyor hayata, üstelik bunu tırnakları ile kazıya kazıya yapmaya çalışıyor. Kimseye yalaklık yapmadan. Kendi parasını elleri ile kazanarak yapmak istiyor. Okurken aklıma Cyrano de Bergenac'ın "İstemem eksik olsun" tiradı geldi. Sanat böyle birşey biri diğerini besliyor, hatırlatıyor, düşündürüyor. Beyler diyor bize Haldun Taner, öykülerini anlatırken konuşma havası içinde anlatıyor. Aslında evet en başından beri bizi çekmek istediği nokta bu. Bir hikaye okuyormuşuz gibi değil de sanki yanımızda oturmuş bir dost, bir arkadaş gibi anlattıklarını dinlettirmek istiyormuş gibi bir amacı var. Bence bunu kullandığı üslup ile öyle güzel yerine getiriyor ki, her okuduğum öyküden resmen bir roman çıkabilirmiş diyorum. Tıpkı iki elimi şakağıma dayamış karşımda Haldun Taner varmışta anlatıyormuş gibi dinliyorum. Haldun Taner'in hikaye anlatışına, hikayelerinde anlam yüklü olmasına bayıldım. Ve Değirmen Dönerdi adlı tiyatrosunu sevgilimle beraber izlediğimizde de çok çok beğenmiştik. Bundan sonra sonra Haldun Taner'in öykülerini okumaya özen göstereceğim.
Şişhane'ye Yağmur YağıyorduHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 20151,925 okunma
·
74 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.