Puan vermedi·499 syf.··Beğendi
· Öncelikle kitabı beğendiğimi belirteceğim ama kitabı harikulade bulabilecekken maalesef yalnızca beğendim. Bunda etkili olan iki önemli faktör var ki hemen değiniyorum bunlara. Yazarın kitabın sonlarına doğru dilindeki zenginliğinin yavaş yavaş ve yer yer erimesini gördüm. Yine yazarın kitabın sonlarına doğru erotizme bolca yer vermesini anlamlandıramadım. #spoiler!
Kitabın baş karakteri Bay Hel benim gözümde bir terminatör ki okuyan çoğu okur için de durum böyledir. Bay Hel’e antikahraman demem pek doğru olmasa da, soğuk kişilik yapısıyla okuyucunun canla başla seveceği türden birisi olduğunu da söylemek güç. Sanırım arada bir yerde duruyor adamımız. Hikayeye geçecek olursak Hel’in yani Nikko’nun küçüklüğünden Amerikalılarla çalıştığı döneme kadar her şey incelikle işlenmişken sonrasında işler paldır küldür ilerlemeye başlıyor. Kitapta Nikko’nun hayatıyla CIA arasındaki senaryo paralel bir şekilde işlenirken olay örgüsünü sinemada soluksuz bir film izler gibi müthiş bir seyir zevkiyle okudum. Karakterlerin buluştuğu, hikayelerin kesiştiği noktada ise kitaptan beklenilen yüksek gerilimli intikam alışverişini göremedim bu noktada yazar baştaki ustalığını konuşturup sürükleyici ve derin ifadelerini okuyucunun sırtına duygusal olarak yük edebilirdi ki ben bunun için can atıyordum. Sonuç olarak konusunu çok beğendim ( kaotik, politik gerçekçilik yönüyle okunmaya değer) Dil hakimiyeti güzel ama yer yer yazardan beklenmeyen basit diyaloglara rastlanılabiliyor. Mizahi yönüyle zaman zaman gülümseten, farklı bir kitaptı. Oldu bittiye getirilmesi de benim gözümde bir eksiklik olsa da kitabı okuduğum için mutluyum.