Gönderi

8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 22:56
Aslında Beşir Ayvazoğlu'nun 204. sayfada Nâmık Kemal için söylediği, " Kimine göre cumhuriyetçi, kimine göre sosyalist, kimine göre laik, kimine göre safkan Türk olmadığı için makbul değildi. Nâmık Kemalciler içinse o bir ikondu, dokunulamaz, eleştirilemezdi. " cümlesi kitabı özetler mahiyette olmuş. Açıkçası okurken yer yer çok şaşırdım yer yer ise çok üzüldüm. Bir Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olarak bizler Nâmık Kemal'i hep övgü dolu sözlerle dinleyip sonrasında gelişen öğretmenlik hayatımızda da aynı övgüyle anlattık. Bizim için yeni gelişmeye başlayan Batılı edebiyatımızın temel taşlarından biriydi ki keza ben şiirlerini de, tiyatrolarını çok severek ve beğeniyle okurum. Özellikle de " Vatan Yahut Silistre " adlı eseri bende farklı bir yere sahiptir. Ancak kitabı okurken fark ettim ki Nâmık Kemal'in kazandığı bu kutsiyete gelinceye kadar aslında kendisinden sonraki nesil tarafından acımasızca eleştirilmiş hatta yerden yere vurulmuş. Okuduklarım karşısında Nâmık Kemal'in bunlar her zikredildiğinde mezarında ters döndüğünü ve hatta yaşasa edip olduğu güne lanet edeceğini düşündüm. Özellikle de bu ateşli eleştirileri yapan isimlerden birisi de her kovuğa çomak sokmayı bilen Nazım Hikmet'in olması beni çok şaşırtmadı. Bu kişiler tarafından Nâmık Kemal'in dili ve üslubunun sürekli eskide kaldığından dem vurulmuş ve eleştirilmişti. Peki, bir edip kendi kullandığı dönemin dili ve alfabesi eskide kaldı diye birkaç nesil sonra eleştirilebilir mi? Yeni alfabe geldi diye kendi zamanında var olan eski alfabeyle eser üreten bir yazar yerden yere vurulabilir mi? Ne yapacaktı adam, " Ben öldükten sonra yeni bir dil ve alfabe gelişecek; ben bunu şimdiden hissetmeli ve o minvalde eser üretmeliyim. " mi diyecekti? Bugün biz Osmanlıca yazılan eserleri okuyamıyor ve anlayamıyorsak bu bizim ayıbımız ve eksikliğimiz değil midir? İnsanları kendi devirlerinin şartları dahilinde eleştiremiyorsak bu bizim kusurumuz değil midir? Tabiî ki tüm bu olumsuz eleştirilerin yanında şükür ki Nâmık Kemal'i yüceltenler de olmuş da bugün bizler de onlar sayesinde övgü ile anlatabiliyoruz ve bence Reşat Nuri Güntekin'in tanınmayan adam diye vasıflandırdığı gibi yeni neslin uzak olduğunu da asla düşünmüyorum. Senelerdir pek çok öğrencimin Cezmi, İntibah ve Vatan Yahut Silistre gibi pek çok eserini okuduğunu görüp şahit oldum. Çıkar çıkmaz merakımı cezbeden bu kitabı hiç beklemeden hemen alıp okudum çünkü Beşir Ayvazoğlu'nun da kalemine ve araştırmacı yazarlığına güvenim sonsuz. Dolayısıyla kitabı beğeneceğimden ve çok şey öğreneceğimden emindim ancak öğrendiklerimin beni bu kadar şaşırtacağını beklemiyordum. Hatta size bir nüans verecek olursam, bir zamanlar Vatan Yahut Silistre'den başucu kitabım diye bahseden Atatürk'ün bir zaman sonra sürekli Nâmık Kemal'le kıyaslanmaktan bıkarak neredeyse nefret eder hâle geldiğini kitap sayesinde öğrendim. Mutlaka okumalı mısınız kısmına geldiğim zaman ise Beşir Ayvazoğlu eserlerinde eski metinleri günümüz Türkçesine sadeleştirmeden veren ve yoğun bir edebî bilgi akışı sağlayan bir yazarımız. Dolayısıyla okuduklarınızın sizi sıkmaması ve anlaşılır olabilmesi için biraz edebiyat bilgisine haiz olmanız gerekiyor. Eğer bunlar bende var diyorsanız hiç durmayın okuyun derim. :)
KemalBeşir Ayvazoğlu · Kapı Yayınları · 202425 okunma
·
144 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.