Bu seriyi Fatma Bayram hocamızla yaptığımız derste öğrendim. Kitap e-kitap olarak da mevcut olduğu için hemen alıp okuma şansım oldu. Siz de bu alternatifi düşünebilirsiniz.
Saraybosna’ya ilk geldiğim haftaydı sanırım. Şehrin ortasından geçen Miljacka (Milyatska) Nehrinin kenarında yürüyüşe çıkmıştım. Üzerinden geçtiğim köprünün tam ortasında bir levhada iki isim ve yanında güller görmüş, ne olduğunu anlamak için yanına gitmiştim. Ölüm tarihlerinde 1992 yazdığını gördüğümde, Bosna Savaşı’ndaki kayıplardan olduklarını anlamam zor olmadı. Sonrasında, bilenler bu iki kişinin köprünün tam o noktasında öldürülen, savaşın ilk kurbanları olduğunu ve onları unutmamak için buraya sürekli çiçek bıraktıklarını anlatacaktı. Bunu öğrenmemden iki sene sonra okuduğum bu kitapta “Balkanlarda Müslüman Kadın” bölümünde tekrar karşıma çıkacaktı hikayeleri:
“Yugoslavya'nın dağılmasıyla toplumda pozisyonu değişen kadın aile içinde aslen anne ve ev hanımı durumuna dönmüştür. Etnik milliyetçiliğin büyümesi ile kadınların siyasete karşı ilgisi azalmaktaydı. Fakat her şeye rağmen Bosna'da Müslüman kadın, silinmez kan iziyle Bosna Hersek Savaş tarihine ismini yazdırmıştır. 5 Nisan 1992'de Saraybosna’da barış için protestolar düzenlenmiş, bu savaş karşıtı protestoya on binlerce kadın katılarak eşikte olan saldırıyı engellemeye çalışmışlardır. Aynı gün düşman tarafından protestocular üzerine ateş açılmaya başlanmış, ilk kurban tıp fakültesi öğrencisi Suada Dilberoviç olmuştur. O gün yapılan saldırı ve Suada’nın öldürülmesi ile 44 ay sürecek olan Saraybosna kuşatması başlamıştır. Suada’nın üzerinde şehit düştüğü Vrbanja Köprüsü’nün ismi bir sene sonra ölümünün birinci yıl dönümünde “Suada Dilberoviç Köprüsü” olarak değiştirilmiştir. “Kap moje krvi poteče i Bosna ne presuši” “Kanım aktı ama Bosna'da kurumadı” sözleri Suada’nın öldüğü yerde yapılan anıt levhanın üzerinde yazmaktadır.”
Kitap dünyanın her yerinde, kadının, yaşadığı coğrafyadaki tarihsel hikayesini anlatan ve her bir başlığın farklı bir akademisyen tarafından kaleme alındığı makalelerden oluşuyor. Ortadoğu Coğrafya’sının müellifi Tuba Yıldız hanımı da Lübnan uzmanlığı ile tanıyordum ama burada Ortadoğu’da kadın konusunu kaleme almış olmasını da ayrıca takdir ettim. Kitap akademik makalelerden oluştuğu için her birinde bulunan kaynakça üzerinden, ilgisi olanlar bu alanda okumalara devam edebilir. O nedenle kanaatimce, bu seri kaynak kitap olması açısından da önemli.
balkandays.blogspot.com/2024/10/little-...