Puan vermedi·517 syf.··
2024 1. kitabı
Her sayfasında farklı bir duyguya büründüğüm; karakterlere sinirlendiğim, hak verdiğim, evet bende bu şekilde yapardım dediğim, yok artık bu kadar da yapamazsın diyerek kitabı kapatıp kendi kendime konuştuktan sonra devam ettiğim güzel bir okumaydı. Kitabın konusu ise ana karakterimiz Martin Eden işi olmayan parası bitince bir süreliğine bir yerlerde çalışıp para biriktirince işten çıkan, birinin emri altında devamlı çalışmayı sevmeyen rahat bir kişidir. Bir gün burjuva grubuna ait Ruht ve ailesi ile tanışır ve ondan sonra martin kendini değiştirmek için adım atar. Kendini geliştirdikçe düşünceleride değişmeye başlar. Geçimini artık ağır işlerde çalışarak değil yazı yazarak devam ettirmeye karar verir. Kimsenin ona güvenmemesine hatta sevdiği kızın (Ruht) dahi ona inancı olmamasına karşın o bu yolda ilerlemekte kararlıdır fakat Martin bu süreçte hem burjuva sınıfından hemde kendi sınıfından uzaklaştığının farkındadır. Yazı yazarak para ve ün kazanmak amacıyla yaşamından çok fazla fedakarlıklar yapar ancak bu hedefini gerçekleştirdiğinde savaşmak için hiçbir sebebi olmadığını ve hayatın sıkıcı olduğunu özellikle ona güvenmeyen insanların martin para ve üne sahip olunca ona saygı duymaya başlaması ana karakterimiz olan Martini hayattan daha çok soğutur, hayatına devam etmek için bir sebebi kalmadığını düşündürür. Bir yerde şöyle bir söze denk gelmiştim ""Kimi zaman birinin bizi düzeltmesine değil, biz kendimizi düzeltirken birinin bizi sevmesine ihtiyacımız olur." Martin Eden kitabında bu biraz farklı işliyordu. Sevdiği kız Ruht, Martin Eden karakterimizi kendi hayalindeki karaktere benzetmeye çalışmaktaydı. Ne kadar üzücü sevdiğin biri tarafından başka bir insanın kişiliğine büründürülmek... sevgi bazen insanın gözünü kör ediyor neler yaptırıyor?... Martin Eden ruht'u affetseydi bende Martini affetmezdim Kitap'da okuduğum Martinin dedigi şu söz de çok hoşuma gitmişti çünkü günümüzdeki insan ilişkilerini o kadar iyi anlatıyor ki; " Neden daha önce cesaret etmedin? aç olduğum zaman? işsiz olduğum zaman? Tıpkı şimdiki gibi bir insan, bir sanatçı, hep aynı Martin Eden olduğum zaman? Günlerdir kendime bu soruyu soruyorum. Yalnızca seninle değil, herkesle ilgili olarak. Anlayacağın hiç değişmedim ben ama insanların değer yargılarında gördüğüm değişiklik bu konuda kuşkulanmama neden oluyor. Kemiklerimin üstünde aynı et var. Ellerim, parmaklarım hep aynı. Aynı insanım ben. Ne yeni bir güç, ne de yeni bir yetenek kazandım. Beynim hep aynı beyin. Edebiyat ve felsefe üzerine hiçbir yeni genelleme yapmadım. Kişilik olarak Kimsenin beni istemediği zamanla aynı değerdeğim. Beni asıl şaşırtan şimdi herkesin beni istemesi. Öyleyse istedikleri ben değil. Demek ki, beni başka bir şey, benim olmadığım bir şey, benim dışımda bir şey için istiyorlar. O bir şeyin ne olduğunu söyleyeyim mi sana? Kazandığım ün bu. Ama bu ün ben demek değil. O başkalarının kafasında olan bir şey. Ha birde, Kazandığım ve hala kazanmakta olduğum para var. Ama ben para da değilim. Para bankada, Tom Dick ve Harry'nin cebinde de var. İşte Kazandığım bu ün ve para için beni istiyorsunuz " (S.347)
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
·
173 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.