Aslında... Bu kitap başka benim için. İlk defa inceleme bakış açımı geliştiren, eleştirel yaklaşmayı, her şeyin aslında göründüğü gibi olmadığını öğreten Gürkan abime teşekkür ediyorum. Hayata farklı açılardan bakmayı öğretti bana.
Farklı kişiler, farklı hayat hikayeleri... ama hepsinin tek bir amacı var... Kendini bulma, keşfetme, benlik duygusu oluşturma. Bunu bilmeseler bile içlerinde bir yerde hepsi de bunun farkındalar. Kimi daha az kimi daha çok kendinin farkında.
Olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olmayan... dengeleri alt üst edecek.
Kendini sorgulama, kendini bulma hikayeleri... Okura bırakılan, birbiri içine geçen bir çeşit tahmin oyunu hissi uyandırıyor.
Bir yolculuğa çıkıyorlar. Sonunu bilmedikleri... Uzun bir yolculuk...
Bölüm sonlarındaki cümleler o karakterlerin yolculuğunun sonunu merak ettiriyor. Karakterlerin amacı aynı. Varacakları yer... Kendine ulaşma...
İsmi belli olmayan, kim oldukları böylelikle daha çok merak ettirilme algısı oluşturulmuş karakterler yer alıyor. Birbirinden zıt karakterler ile bu etki daha da arttırılmış. Merak duygusu daha da artıyor. Birisi kendini daha çok tanırken birisi daha az tanıyor. Birisi kendini daha çok severken diğeri hiç sevmiyor. Birisi ne istediğini bilirken, öteki bilmiyor... Gibi...
Huzurun içinde buluyorlar sanki birbirlerini. Deniz kenarında...
Betimleme başlarda daha az olsa da sonlara doğru daha da artmış. Yani olaylar ilerledikçe betimlemelerin derinliği de artıyor. Böylelikle kitabın merak duygusu böylelikle daha da arttırdığını düşünüyorum. Karakterler ile bu sahneler de pekişerek bir film etkisi yaratmış.
Kendini sorgulayan aynı zamanda bir o kadar da kendisiyle yüzleşmekten korkan karakterlere bayıldım. Sanki onlarla birlikte ben de kendimi sorguluyorum.
Genç kızın gördüğü rüyaların bir sebebi olmalıydı... Onların sebebini bulmak için bu yolculuğa çıktı. Ne olduğunu bilmediği bir rüya... Sizi o rüyadanmış gibi sürükleyip gidiyor.
Genç adam sıkıcı hayatından bunalıp bu yolculuğa çıktı.
Ve deniz kenarında huzurun içinde karşılaştılar.
Bir amaçla çıkılan yolculuklar... Yolculuklarda kendini sorgulama evresi... Karakterlerin kendini sorgulaması ile kendi içerimizdeki kişiyi keşfedebiliriz.
"İnsan kendi için sever."
Dostoyevski
Sevme fikrinin cazibesine kapılmak, bazen karşı tarafı düşünmeden hareket etmek, yani saf sevgi olsa bile onu sürekli yanında istenek tehlikeli mi bilemem ama onun için çabalamak sevmeyi sevmek güzeldir bazen. Bay F. sevmeyi seviyordu. Roz bunu fark etmesini sağladı. Ya da nasıl seviyordu bilmiyordu.
Roz 'güzel sevme' taraftarıydı. Aşka inanmıyordu. İki adamın da kendisini sorgulamasına yol açacaktı. Kendisini o sorgulayışlar içinde keşfetmesine.
Rüyalarının sebebi oydu; kim bilir?
Var oluş sancıları, yalnız kalma duygusu... Kendimizi sorgulamamıza sebep olanların başındadır.
Kitabın içindeki bu karakterlerde, bu duyguları tadarak kendinizi keşfetmeye hazır olun.