Bünyamin, Ersin ve Selda bunlar bambaşka hayatta olup tek bir ortak noktaları var: Ayın Kızı Şebnem. Bu kitapta dışarıdan her şeyin sıradan gözüken aile yapısının ne kadar çürümüş olduğunu, sahte neşelerin içsel nefretle harmanlanıp insanları nasıl kuşattığını okuyoruz.
Sevmek yeterli değil hele ki yetersiz sevmek. Ne bırakabiliyorsun ne de çekip yanına alabilecek kadar cesaretli olabiliyorsun. Çünkü sonuçlarını göğüsleyebilecek kadar sevgin yok. Bırakamadığında ise o artık aşk değil hastalık olmuş oluyor. İşte bu Ersin.
Hayatta sıradanlığın, aşırı törpülenmişliğin, hiç yanmadan, sınırların belirlenmiş olduğu yere gitmek gerçekte de yol aldığımızı mı gösterir? Ama bir gün bizim tamtersimiz birini gördüğümüzde hayatımızı sorguladığımızda yıllardır içimizde büyüttüğümüz o boşluğun sebebi ortaya çıkar. İşte bu da Selda.
Şebnem'i bu kitapta bir anahtar görevinde okuyoruz. Bu üç karakterin aile yapısındaki çürümeyi, içsel çatışmalarını bize o anahtar sağlıyor. Onu okuyacağımız kitap ise Yeşil Peri Gecesi . Bu kitapta onun çok güzel olup, yeşil gözlerinde acının, nefretin, öfkenin, masumiyetin, harcanmışlığın bir arada olduğunu öğrendim. Aile faciasından sonra yatılı okullarda kimsesiz kaldığını, hiçbir yere kök salamadığını ve yıllar sonra bir cinsel obje olarak görülebilecek dergilerde çıplak pozlar verdiğini okuyoruz. Onu çözmeye çalıştıkça aklımda hep sezen aksu Firuze şarkısı çaldı. "Her şeyin bedeli var, güzelliğinin de. Bir gün gelir ödenir, öde, Firuze"
O kadar çok kendini merak ettiren bir karakter ki ama onun karanlığının bilinmemezliği beni ne kadar yaralayabileceğini kestiremediğim için endişeliyim. Evet ben o karakterleri aşırıı içselleştiren kişiyim. Ben buyum bu kadarım.
Kitabı genel hatlarıyla sevdim. Çok karakterli olup bizi boğan bir tarafı yoktu.
Sadece tren dağıldığında bu üç karakterin hayatlarında neler olduğunu öğrenmemek, o merakımı aç bıraktı diyebilirim. Çünkü onların hayatını Şebnem merkezinde sorgulayıp, okuduk. Onların hikayesi değil de Şebnem'i daha iyi anlayabilmek için önceden döşenmiş taşlar gibilerdi. Buradaki boşluk, kitabın benim için eksikliğiydi.
Eğer okumadığınız bir kitapsa mutlaka bı şans verin derim.
İyi Okumalar.