6/10
·349 syf.··
2024 165. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 19:40
Eastwick'li cadılar birbiriyle çok samimi dost olan üç kadın. Ufak bir kasabada, ayrılmış dul kadınlar olarak kendi çaplarında düzenli bir yaşam sürüyorlar. Kasabaya yeni taşınan varlıklı, kültürlü bekar adamla hayatları birden hızlı şekilde değişir, kabuklarını kırıp kendi sıradanlıklarını adamında tesviki ile üzerlerinden atar, gizli özlemlerini adamla hep birlikte yaşamaya başlarlar. Üçü de cadıdır, ver her perşembe yaptıkları cadı ayinlerini adamın satın aldığı ve hiçbir masraftan kaçınmayarak yerleştiği şatoda adamla birlikte devam ettirirler, her ne kadar bu bir araya gelmeler hep birlikte geçirdikleri hoş vakitlere evrilmiş olsa. Tatmin edici bu güzel günleri adamın onlara bir gün ansızın yapacağı bir duyuru ile son bulur. Bu yeni değişim nedir? Cadıların tepkisi ne olacaktır? İşin sonu neye varacaktır...? Bu (umarım) spoilersiz özetten sonra biraz incelemede bulunmak isterim. 1987 yapımlı filmiyle el almakta fayda var sanırım, çünkü birbirinden hikaye olarak her ne kadar ayrışsalar da, yine de bir şekilde birbirlerini tamamlıyorlar. Hikayenin konusu kadın. Cadıların esmer, sarışın ve kızıl saçlı olması tüm kadınları temsil ettiklerinin işaretidir. Ama hangi kadınlar? Filmde bir yerde, evlenen kadının erkeğin hegemonyası altında ezildiğini ve ne zaman erkekten ölüm, terk edilme veya ondan ayrılma olarak kurtulsa, bir çiçek gibi açacağını ve olgun bir meyveye dönüşeceği ifade edilmekte. Gizemli adam tam da burada 'benim işim bu kadınladır!" diyerek spot light'ı tam da hayatının bu aşamasında bulunan kadına çevirmektedir. Nedir bu kadının özelliği peki? Bu kadın hâlâ genç ve toy değildir, görmüş geçirmiştir ve hayat ona hala her ihtimalle gülümsemekte ve kapılarını açık tutmaktadır. Yeter ki hayatın bu aşamasında bulunan kadın kendisini salıvermesin ve azla yetinmesin. Kitapta cadıların tam da bu terk etmiş veya terk edilmiş kadınlardan türediği manidar... Kitapta gizemli bir zengin, filmde şeytanın bir enkarnasyonu olan Daryl van Horne, bu kadınları önce tek tek, sonra hep birlikte davet ederek kadına olan hayranlığı, kültür ve görgü sahibi oluşuyla etkilemekte ve sonraları hem sevgilileri, hem de mentörleri olmakla potansiyellerini doruklarda kullanmalarına yardımcı olmaktadır. Düzenli hayatları her ne kadar tehlikeye girse ve sıkıntıların baş göstermesi kendisini fazla bekletmeden zuhur etse de, kadınlar hallerinden memnundur kesinlikle. Bugün aynı durumda olan milyon ve milyarlarca kadın tam da bu durumdadır ve hala bir mentörsüzdür. Bu, illa yeni bir aşk olması gerekmez. Ama Balzac'ın da 'Otuzundaki Kadın'la amaçlayıp dile getirmek istediği gibi, bu kadınlar pilli bitmiş kadınlar değildir. İlginç olan, bugün sadece kadınların değil, erkeklerin de git gide artarak bu duruma düşmeleridir. Hayat kısa da olsa, her zaman yeniden başlamaya ve kendi kabuğundan çıkmaya müsaittir...
Die Hexen von EastwickJohn Updike · Rowohlt Verlag · 20093 okunma
·
115 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.