Gönderi

Puan vermedi·202 syf.··
2024 19. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 20:00
“Ben buradayım sevgili okuyucum sen neredesin “diye sorarken buradayız cevabının yıllar sonra geleceğini, kitaplarının üst üste baskılar yapacağını, çok okunup çok tartışılacağını belki de tahmin edemedi Oğuz Atay… Kitaptaki en uzun öyküden adını alan korkuyu beklerken’ de Atay’ın babasına yazdığı babaya mektup başlıklı hikayesi de olmak üzere toplamda sekiz öykü yer alıyor. Her bir öyküyü birbirine bağlayan ise tutunamayan karakterleri. Oğuz Atay’ın Tutunamayanları hayatta arzu ettiği yere varamamış ya da kendinden beklenenleri gerçekleştirememiş bu nedenle de kendilerini yarışta geri kalmış ve başarısız hissederler. İçlerinde hep bir geç kalmıştık duygusu hakimdir bu geç kalmadan hem kendilerini hem de şartları suçlarlar. Fakat bu geç kalmışlık duygusunu sadece kariyer, hayaller anlamında değil sosyal ilişkilerdeki beklentiler konusunda da geçerli olduğunu eklememiz gerekir. Zira Atay’ın tutunamayan karakterlerinin toplumun diğer fertleri ve genel olarak insanlarla ilişkileri de pürüzsüz değildir. Aksine beyaz mantolu adam öyküsündeki gibi toplumdan dışlanan alay edilen hastalıklı bir meczup olabilir. Bir tutunamayan tabii bu dışlanmanın da tek taraflı olduğunu düşünmekte yanıltıcı olur çünkü aslında tutunamayanın kendisi de toplumu dışlamaktadır. Mesela korkuyu beklerken öyküsündeki gibi insanları sevemediğini, onlara ayak uydurmadığını okura sıkça ifade eder. Ayak uyduramadığı o konformist düzene mesela evli ve çocuklu bir aile babası olmak gibi özlem hayıflanma duyguları yer yer hissedilse de bir tutunamayanın hayattan şuursuzca bir savrulma içerisinde olduğunu söylemek aslında o kadar da kolay değildir. Aksine tutunamayan varlığı için dünyadan özür diler gibi bir halde dile gelebilirse de veya bilinçaltının hükmedişine, varoluşsal buhranlarına kendini kaptırabilirse de esasen farkındalık seviyesi yüksek bir kişidir. Yalnızdır Tutunamayanlar; bazen kalabalıklar arasında,kimi zaman tavan arasında geçmişi ziyaret ederken, kimi zamansa bilinçli bir kararla eve kendini kapatma pahasına yalnızdırlar. Bu yalnızlıktan olsa gerek beyaz mantolu adam öyküsündeki suskun meczubu saymazsak her metin kendi kendine konuşmalar içerir. Yoğun ölçüde sanki yalnızlığı dışa vuran da katlanılır kılan da karakterlerin kendi kendine konuşmalarıdır. Bu Tutunamayanlar sürekli kendini tanıma ve tanıtmaya çalışan mesela özürdilerimlerle kendini düzelten karakterlerin kafalarındaki seslerin çatışması duyulur sanki. Atay kitaptaki son öykü demiryolu hikayeleri bir rüyanın son cümlesinde o meşhur sorusunu sorar; “Nerededir sevgili okuyucusu?” 1970’te Tutunamayanlar ile TRT roman ödülünü almış olsa da öncesinde kitabını bastıracak yayınevi bulmaktan zorlanacak bastırsa da kitapları pek fazla okunmayacaktır. Hüsranını günlüğünde şöyle dile getirir: Neden yazdıklarımı anlamıyorlar Neden çevrede kimse yok Belki de anlaşılacak önemsenecek bir şey yazmadım yapmadım Sadece yazı hayatı denilen çamura bulaştım o kadar..
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
·
334 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.