İç sesimiz -yani çoğunlukla yalnızken oldukça çok sesi çıkan-bir konu hakkımda düşünürken hatta bir iş üstünde çalışırken, bir olay hakkında değerlendirme yaparken düşüncelerinize eşlik eden bir ses.
Hatta şöyle bile diyebiliriz başkalarıyla olduğundan daha çok sohbet ederiz kendimizle-tabi patolojik olmaması dışında.Çünkü düşünürken kafamızın içinde bir ses ile bir değerlendirme mekanizmasıyla düşünürüz ki bu da bir makinenin çalıştığı gürültülü bir ses ile olmaz "iç ses" ile olur düşünmek dışarıdan sessiz,içeriden sesli bir olaydır çoğunlukla.
İşte bu kitapta da bizim düşüncelerimiz,duygularımız ve davranışlarımızın üstünde etkisi olan, onunla-yani kendimizle-olan ilişkimize göre bizi olaylar karşısında çözüm üretmeye sevkeden yol gösteren bir mentor ya da eleştiren, yargılayan dırdırcı bir kaynana rolünü üstlenen bu sesi açıklıyor.
Kaygı,korku,panik gibi duygusal olayları yaşarken veya depresyon halini yaşamız üzerinde oldukça etkili çözümleme ve açıklamaları yapan İyi Hissetmek kitabında bir olay karşısında ürettiğimiz davranış ilk olarak düşünce aşamasında gerçekleşir sonra duygu ve davranış olarak devam etmesi öngörülür ama depresyon vb. durumlarda ilk önce duyguya odaklanıldığı için düşünce aşaması geçilir ve olay üzerine oldukça fazla odaklanır diye açıklar.Oysa ki duyguya sebep olan düşüncelerimizdir ve duygusal olarak iyi veya kötü hissetmemiz üzerinde düşüncelerimiz etkilidir ve bir olay karşısında bizi depresyona,panik bozukluk gibi hastalıklı durumlara sokan düşüncelerimiz üzerimde çok kısa bir sürede gerçekleşen "bilişsel çarpıtmalar"dır ki bu da bu kitabın anlatmaya çalıştığı "dırdırcı iç sestir.( İyi Hissetmek okumanızı tavsiye ederim)
Bu iç ses onunla olan ilişkimize göre ya bir yardımcı ya da zorlayıcı bir sestir.Olayları çözmekten ziyade onunla olan ilişkimize bir adım geriden bakmanızı sağlayarak,duygusal olarak kendimizi sabote etmemizi engelleyerek olaya veya duruma sağlıklı bir açıdan bakmamız sağlar.
Kitapta bir yöntem olarak bir olayı içsel olarak değerlendirirken "Ben" dilinde "Sen"diline geçmeyi kendimize iç ses olarak adımızla hitap etmeyi yani olaydan uzaklaşarak,başka biri açısından bakmayı,gelecekten olaya baktığımızda nasıl hissedeceğiniz üzerine düşünerek düşünmek gibi oldukça etkili ve çoğumuzun bilmeden kullandığı yöntemleri açıklıyor.Bu çözüm üretmeyen düşünce bataklığına saplandığımızda "olaya farklı bir pencereden"bakma yöntemi.Tabi bunlar tek yöntem değil "Zihinin Büyüsü ","Doğaya kaçış","Plasebo ve ritüeller" başlıklı farklı pratikler mevcut.
Syf 159 da belirtildiğinden özetle "iç ses " tamamen susturulması gereken bir ses değil bu gerekli de değil yani "onsuz" da yapamayız ama onunla olan ilişkimize üzerinde kontrol sahibi olmaya çalışarak "bir süper güç " ve içsel motivasyon kaynağına sahip olabiliriz.
Kitap nörobilimci bir psikolog un kendi kötü deneyimi üzerinden açıklanması ile yazar için bir araştırma çalışması için başlangıç olmuş
Oldukça sade düzenli ve yeteri kadar başlıkta oldukça iyi bir şeklide düzenlenmiş bir kitap ve 2021 yılı Goodreads okur ödülü adayı olması boşuna değil.Oldukça çok altını çizdiğim ve not aldığım sayfası oldu ve şunu söyleyebilirim ki popüler "bestseller" adı altında satılan bazı kitaplar gibi pazarlama bir kişisel gelişim kitabı değil.
Tongue Fu, İyi Hissetmek ile beraber okuduğum bilişsel süreçler ve düşünce dünyamıza iletişime yönelik okuduğum şu ana kadarki en iyi yabancı kitap.Herkese iyi okumalar.