·72 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Kasım 2024 21:33 Eğer babanız ölmüşse onun ardından yazmak çok zordur. Ben babamı 14 yıl önce kaybettim, bu her ne kadar uzun bir zamanmış gibi görünse de değil aslında. Ne kadar zaman geçtiğinin de bir önemi yok çünkü sevilen birinin kaybının acısı öyle pek kolay bahşedilecek türden bir acı değil. Yas kalıcı bir şey bence, belki zamanla hafifliyor. O hafiflemeyi de zamanın rüzgarının onun üzerini usul usul örtmesi sağlıyor. Zaman onu içimizde bir yere gömüyor, görmüyoruz ama her daim orada olduğunu biliyoruz. Ben yazabilir miydim babam hakkında diye düşündüm, yapamam sanıyorum, zira hala fotoğrafına bile bakamıyorum. Bu yüzden Annie Ernaux çok acılı bir yazma süreci yaşamış olmalı diye düşünüyorum. Çok acılı, cesurca ve çok saygı duyulası bir süreç. Babasını onurlandırmaktan, onu sonsuza kadar yaşatmaktan, bambaşka ülkelerde yaşayan insanların onun bir zamanlar var olduğunun farkına varmalarını sağlamaktan daha güzel bir saygı duruşu olabilir mi? Bu kısacık, hüzünlü kitabı bu yüzden daha da çok sevdim.