·656 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Kasım 2024 00:00 Bu zamana kadar hep ertelediğim, yıllık kitap hedefimi tutturmuşken varsın uzun sürsün merak ediyorum diyerek başladığım eserin bitmesin diye gözüne baktım. Bazı paragraflarını, cümlelerini hatta kelimelerini defalarca okudum.
Kitabın arka kapağında; "Habil ile Kabil, çiftçi ve çoban, çılgınlık ve bilgelik, erdemlilik ve ahlaksızlık, kardeşlik ve haset, insan ve insan, "Bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için bir hazırlık niteliğindeydi" diyen Steinbeck'in görkemli anlatısında çarpışıyor." Açıkamasını okuduğumda acaba abartılıyor mu hissine kapılmıştım.
Habil ve Kabil'le başlayan iyi-kötü çekişmesini bu kitapta oldukça görüyoruz. Karakterlerin her biri iç çatışması ve davranışlarıyla birlikte öyle güzel aktarılmış ki insan kendini de sorgulamadan edemiyor.
Babasının kardeşi ve kendi arasındaki adaletsizliğiyle büyüyen Adam yıllar sonra oğulları Aaron(Aron) ve Caleb(Cal) arasında adaletsizlik yapacaktır. Bu adaletsizliğin hırsı Cal'in sırtında bir yüktür. Yıllarca kardeşine karşı içindeki kötülükle savaşmıştır. Annesi Cathy (Kate) saf kötüdür. Çocukluğundan itibaren bilerek isteyerek kötülük yapan bu kadın kötülüğü kanıyla oğluna taşımış olabilir miydi? Cal'in bi yerde çaresizce; "Onun kanını taşıyorum Abra. Anlamıyor musun?" demesiyle aydınlandığımı düşünüyorum. Kötülük kanla, genle gelen bir şey değildir. Kitabın bir yerinde bunu zaten açıkça görüyoruz.
"Bence bir adam çocuklarında iyilik ya da kötülük görüyorsa, onlar rahimden çıktıktan sonra kendisi onlara ne aşılamışsa onu görüyordur."
Çocuklara isim koyulurken tartışılan bir konu yıllar geçse de hatırımda kalacak. İyi olmak, kötü olmak bizim elimizde olabilir mi?
"Günaha hükmet!
Günaha hükmedeceksin!
Günaha hükmedebilirsin!
Bir tercih hakkı sunuluyor. Yeryüzünün en önemli kelimesi belki. Yolun açık olduğunu söylüyor. Yani top insanda. Çünkü eğer hükmedebilirsen, hükmetmeyebilirsin de. Bir de 'hükmedebilirsin'i düşünün! Bu insanı üstün kılan, tanrılar nezdinde ona önem kazandıran bir şey, çünkü zaafına, pisliğine, kardeşini katletmesine rağmen hala büyük tercih hakkı onun elinde. Yolunu seçip mücadele edebilir ve kazanabilir."
...
Kitap yorumumu da en sevdiğim alıntısıyla bitireyim.
"Hikayemiz tek bir hikaye. Bütün romanlar, bütün şiirler, içimizdeki hiç bitmeyen iyi-kötü çekişmesi temeli üzerine kuruludur. Ayrıca bana öyle geliyor ki, kötülük hiç durmadan yeniden canlanıyor; oysa iyilik, erdem ölümsüzdür. Kötülüğün hep yeni, taptaze bir çehresi vardır, oysa erdem dünyadaki her şeyden köklü ve saygındır."