Söylenecek çok bir şey yok. Bir geçiş kitabıydı. Bir şeyler açıklığa kavuştu ama yeterli değildi. Açlığımızı doyuracak olan kitap sonuncusu olacak. Bu anlaşılıyor.
Olayları en ince ayrıntısıyla yansıtabiliyor olması konusunda yazarı bir kez daha çok başarılı buldum.
Yalnızca kitap ilk yarısına kadar belirli bir tempoda ilerlerken son yarısından son yüz sayfaya kadar biraz ağırlaştı gibi hissettim. Çünkü o ulaşmak istediğimiz amaca çok uzak bir noktaya ulaşmıştık. Bize istediğimiz bilgiyi bir sonraki sayfada vermeyeceğinin bilinciyle okumaya devam ettik. Spoilerlı yorumda daha açık konuşabileceğim.
Yine de güzel, başarılı bir geçiş kitabı olduğunu düşünüyorum.
Spoiler Uyarısı!
Zane öldükten sonra o gizemli havasını kaybetti bence hikaye. Zaten Kelsier yok... Zifir var ama o da yeterli değil. Kitabın başında Kelsiersiz nasıl ilerleyecek endişesini bizden alacak bir tempoda bolca Kelsier hakkında konuşulan bölümler bulundurup, her gölgeyi, sisi Kelsier olduğunu düşündürerek okuttu. Ama dediğim gibi bu tempo Zane'nin ölümünden sonra durağanlaştı.
Şu ana kadar olanlar bizi Kelsier'e çıkarmayacağını anladık kısacası ve kitabın sonunda alacağım umuduyla kendimi zorluyordum. Artık elimde kalan tek şey çelik üzerine yazılanlardı.
Kelsier kötü karakter olacağını düşünüyorum, artık ama henüz kötünün ne olduğunu anlamış değilim. Sis mi, Zifir mi? Serbest kalan güç mü? Peki bunlardan herhangi biri Kelsier mı? Sisteki siluetin Kelsier olduğuna inanmaya başlamıştım ama şu an hiçbirinden emin değilim.
Keşke ikinci kitap için daha fazla bilgiye ulaşabilseydik, diye düşünüyorum ben. Çünkü şimdi üçüncü kitabı ikinci kitapta bulmayı umduğum şeyler için okuyacağım. Sissoylu - Çağların Kahramanı