Puan vermedi·232 syf.····Okunma: 31 Ekim 2024 23:57 İki kez Booker’a aday gösterilen ve Miles Franklin Ödülü’nü üç kez kazanan Avustralyalı yazar Tim Winton’dan özgürlük, sınırları zorlama ve dostluk üzerine duygu dolu bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bruce adında bir sağlık çalışanının olay yerinde gördüklerinden sonra kendi çocukluk anılarına dönmesi sonucu bizler de onun ağzından ergenlik çağındaki iki çocuğun hikâyesini dinliyoruz. Batı Avustralya’da yer alan Sawyer kasabasının sıkıcı atmosferini dağıtmak isteyen bu ikili sınırlarını zorlamaya kararlıdır. Nehrin soğuk suları altında nefeslerini tutmak artık onlara yetmez okyanusun tehlikeli dalgalarında sörf yapmak, tehlikeyle dans etmek isterler.
“Beklenmedik şekilde her şeye hâkim olabildiğim için, ölümcül olabilecek bir an boyunca bütün bunlar çok kolaymış gibi görünmeye başladı. Üç saniye içinde, bir felaketten canını kurtarmaya çalışmaktan on üç yaşında bir delifişek olduğuma inanmaya geçmiştim.”
Usta sörfçü Sando ile arkadaşlıkları onlar için ilginç bir deneyim sunar. Sörfçünün Amerikalı eşi Eva ile gizemli geçmişi çözülmesi gereken bir bilmecedir.
“Çoğu insan korkmaktan hoşlanmaz. Bunun için onlara kabahat bulamazsınız. Riskten beslenmek sapıkçadır, tabii iş hayatındaysanız başka. Girişimciler yüreklidir ama yüksek atlamacılar pervasız aptallardır. Tek başına denize açılanlar arama kurtarma kaynaklarının boşa harcanmasına yol açar, helikopterlerden atlayan snowboardcular gösteriş budalasıdır. Savaş muhabirleriyse hepimizin bildiği üzere acayip tiplerdir. Anlaşıldığı kadarıyla bazı riskler saygıyı hak etmiyor.”
Tim Winton’un romanı aynı isimle 2017 yılında Simon Baker tarafından sinemaya uyarlanmış. Kitabını sevdiğim için filmini de izledim ama favorim kitap oldu. Önce okuyun, sonra izleyin diyorum