·438 syf.····Okunma: 23 Ekim 2024 22:31 Yaşar Kemal okumak teninde sarı sıcağı, emeğin alın terini, ayağında çakırdikeninin acısını, gölgesinde soluklanılan ağacı, tozlu yolları, dağları, taşları, ovaları, suyun çağıl çağıl çağlayan gözünü, paylaşılan ekmeği, aşı, yüreğinde umudun türküsünü, varıyla yoğuyla Anadolu insanını; velhasıl içimizden, o çok içimizden hayatları, duyumsayışları bir an kadar canlı, uzansan dokunacak kadar yanı başında hissetmektir. Çünkü onun usta kaleminden dökülen her sözcükte coğrafyasından insanına değin mürekkebine usulcacık süzülüp karışan yaşanmışlıkların, gözlemlerin, yüreğinde ve belleğinde yer edinenlerin izi vardır.
Yaşar Kemal kaleme aldığı dörtlemenin ilk cildinde okurunu toy bir delikanlı olan İnce Memed’in peşi sıra cumhuriyetin ilk yıllarında ağalık düzeninin hüküm sürdüğü, Toroslar’da sayısız eşkıyanın kol gezdiği bir döneme doğru soluksuz bir yolculuğa çıkarırken, ağa-köylü, doğa- insan ilişkileri çerçevesinde topraksız köylünün gördüğü zulmü, yaşadığı aşağılanmayı, yoksulluğu; velhasıl yöre halkının ağasından eşkıyasına yüz yüze geldiği sorunları alabildiğine gerçekçi ve çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor. Dikenlidüzü’ndeki beş köyden en büyüğü olan Değirmenoluk’ta anasıyla birlikte yaşayan kendi halindeki yetim İnce Memed’in beş köyün toprak sahibi Abdi Ağa’nın elinden çektiklerine, yediği dayaklara dayanamayıp köyden kaçmasıyla başlayan uzun soluklu yolculuk, Memed’in Abdi Ağa’yı ve yeğenini vurmasıyla eşkıyalığa kadar uzanıyor, dağ insanının namlusuna karışıyor. Daha toy, sıskacık, yüzüne ve haline bakan insanın eşkıya demeye dilinin varmayacağı, eline silahı yakıştırmayacağı denli genç, tertemiz bu yavru, ağaları tir tir titreten, namı bir baştan bir başa Toroslar’a yayılan bir efsaneye dönüşüyor. Fakat ne olursa olsun o temiz yanı, içindeki iyiliği koruyor İnce Memed. Çünkü onun eşkıyalığı ne çalıp çırpmak ne de iki kuruşu karın tokluğuna çalışıp zor zoruna bir araya getiren fukaraya karşı; onun derdi yalnızca kendisine zulmeden Abdi Ağa ve Abdi Ağa gibilere karşı bireyselden toplumsala uzanan bir başkaldırı!
İlk sayfasından son sayfasına kadar okurunu satırlarıyla sarıp sarmalayan bu kıymetli satırlara daha fazla geç kalamadan yolunuzun ve yüreğinizin düşmesini temenni ediyorum. Edebiyatla ve keyifle kalın.