Gönderi

Puan vermedi·210 syf.··
2024 11. kitabı
Selam, çok çok uzun zamandır aktif değildim, zaten bekleyenim de yok :D Ancak şunu söylememe izin verin: Bu kitabın entelektüel içeriğine ve bu kitabı okuyan insanların bilgi birikiminin aksine bende o yok maalesef. Bu konuda kendimi eğitmem lazım ancak anlık olarak bu incelemeden istediğiniz verimi alamayabilirsiniz. Buraya kadar tamamsanız "Kendime Notlar" şeklinde inceleyeceğim incelemeye hoş geldiniz! Bu kitabı aslında ünlü diye satın almıştım. Cebimde 70 lira ile kitapçıya girince elime bu kitap geçti. Ben de baktım hiçbir fikrim yok kitabın derdi olan "Mao Kıtlığı", ile ilgili, ben de izlediğim videolar ve okuyabildiğim şeylerle elimden geldiği kadar kitabı anlamaya çalıştım. Öncelikle kitabın daha ilk satırlarında ağustos böceklerinin çokluğundan bahsediliyor. Bu durum, Mao'nun serçeler tahılları yiyor diye tüm serçeler öldürtmesi sonucu ağustos böceklerinin artmasına bir gönderme aslında. Ceviz içi kadar bilgimle bunu anlayabildiğim için çok gururlu hissetmem aslında acınası bir şekilde komik. Acınası diyorum çünkü kim bilir ne kadar gözden kaçırdığım yer vardı kitapta. Oysa kitapta bu dönemin çok az anlatıldığından yakınıyorum. Bundan yakınmamın sebebi ise 200 sayfalık kitabın en az 100 sayfasında bu kıtlığın sonucunu okuyacak olacağımı ummam olduğunu düşünüyorum. Öyle olmadı. Bu sebeple kitabın "O dönemi anlattığı için, çok CESUR, SÜPER bir kitap olduğu için bu kadar anılıyor bu kitap!", şeklinde pazarlanmasını doğru bulmuyorum. Bu kitabın bu kadar yükseltilmesinin sebebinin anlattığı konunun döneminde nadir işlenmiş bir şey olması olduğunu düşünüyorum. Eğer bunun gibi daha fazla kitap olsaydı bence o kadar da parlamazdı. Yine de kötü bir kitap kesinlikle değildi. Ancak dediğim gibi, "Kıtlığı anlatıyor!", şeklinde değil de, " Hayatında yaşadığı zorlukların yavaş yavaş değiştirdiği bir adamın hayatı... Olayların yaşandığı dönem Mao kıtlığına denk gelen bir dönemde bir hayatta kalma mücadelesi!", şeklinde pazarlanmasını daha doğru bulurdum. Hatta size bir kıyak yapayım: Kıtlığın fenalığının anlatıldığı yerlerin altını çizdim ve 120 ile 130 arası kıpkırmızıydı sadece. Ancak yaşananlar her ne kadar benim hayal dahi edemeyeceğim şeyler olsa da (acı küçümsemek, bir eli yağda öteki eli balda büyüyen benim gibi biri için hiç hoş olmaz) dinlediğim şeylerin aksine milletin ceset yediğini falan okuyacağımı sanmıştım. Şunu bilin ki bu kitap baya elleri cebinde ilerleyen bir adam gibi. Çok trajik şeyler oluyor, ağladığım yerler oldu. Hatta bir yerde acı tiyatrosu gibi geldi ancak bu da kitabın yüzde 10'luk kısmı ve üst üste geliyor. Sevmek ve sevmemek arasında kaldım. Özellikle kitabın ilk başında ama karakterimizi okumak işkence gibi gelmişti. Neyse ki kısa. Benden bu kadar. Buraya kadar okuduysanız teşekkürler.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,3bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.