Keyifli bir kitaptı ama hayat, Mevlut'un mektuplar yazdığı kızı değil de aldatılarak o kızın kız kardeşini kaçırdığını fark etmesine, kadersel bir razı oluşla kabul etmesine ve son kertede benim sevdiğim bu kaçırıp evlendiğim kız oldu diyecek kadar riski kaldırabilir mi demeden edemiyor insan... bunun cevabını tuhaflıklar içinde görmüş oldum. Alakam yokken, sokak sokak yoğurt satmaktan son durumda bozacı olan Mevlut'un dünyasına çekildim. Ne gerek vardı bu sülaleyi tahlile?! Şimdi düşün dur, sonrası nasıldır bu hikayenin ya da nasıl olsundu?...
Okuyun.