Schopenhauer benim en sevdiğim felsefecidir. Hayata tamamen gerçekçi bakması ama kendi hayatına aynı gözle bakmaması felsefesini doğrular niteliktedir. Arzu ve isteklerden feragat edilmesi gerektiğini savunur ama Hegel'i anlamsız bir şekilde kıskanır ve onunla yarışa girer. Kaybedince bırakır gider. Zengin bir ailesi vardır ve her şeyden feragat etmesi kolayken o yine de edemez ama felsefesini bunun üzerine kurar. Hayatın acı ve ızdırap dolu olduğu gerçeği, hayatta mutluluk diye bir şey olmadığını söylemesi benim için kafi.