Jack London okumayı seviyorum. Bir kaç kitabını okuduktan sonra,
İTİRAF;
“İlkokulda öğretmenimizin bize kitaplar dağıtması ve benim önyargı yüzünden(çocuksu önyargı- kitap kapağını sevmemiştim)kitap özetini okuyup,öğretmenimi okuduğuma inandırmak gibi bir anım var bu kitap ile ilgili. Aradan geçen 19 yıldan sonra -E artık oku kızım bak yazarıda sevdin.diyerek başladım.
Konusu;
Bir kaç adam ve kızak köpekleri ile başlayan hikaye oldukça kanlı bir hal alır.Empatiler,sempatiler havada uçuşurken oldukça maceralı bir kitaba tanık oluruz. Hayatta kalma mücadelesi veren insan olsun,hayvan olsun,aynı tepkileri vermesi ne tuhaftır. Bakmayın onlar kurt doğaları vahşilikten gelmekte.. Peki ya biz? Biz insanlar da vahşilikte üstümüze yok. Hayatta kalma pahasına,yapabileceklerimizin sınırı yok bir çoğumuzun. Yolculuk böyle kanlı bir şekilde sürer giderken
Beyaz Diş dünyaya gelir ve evcilleşme süreçlerini sunar bize yazar. Bir insan ile nasıl yoldaş olduğunu yansıtır bize.
Yazarın yine başarılı bir şekilde kaleme aldığı romanı memnun olarak bitirdim. Kendime de kızmadım değil. Bu zamana kadar nasıl olurda okumazsın diye sitem ettim azıcıkta.
Sizde kızmayın kendinize ve geç kalmayın diye tavsiye etmeye geldiiim.