Herkese merhabalar
Bugün Filistin'li yazar #gassankanafani den #güneştekiadamlar ile buradayım. Güneşteki Adamlar
Yazarımıza değinelim istiyorum
Gassan Kanafani Filistin doğumlu olup 1936- 1948 yılları arasında Akka'da bulunmuş daha sonra İsrail'i kurulmasından dolayı oluşan savaştan orayı terk eder ve Yafa'da bulunur. Daha sonraki yıllarda sırayla Lübnan, Suriye, Şam,da bulundu. Öğretmenlik yaptı. Kültür Sanat dergisinde yazıları yayınlandı. Gazetede yayın ve yayın yönetmenliği yaptı. Danimarkalı bir bayan ile evlendi. Arabasına konulan bomba ile katledildi. Ölümünden sonra yazıları, romanları, öyküleri ve düz yazıları dört cilt üzerinde toplandı. Bazı eserleri müfredata girdi. "Güneşteki Adamlar" eseri yüz temel eser arasında ilk beşte yer aldı.
Yazar bitmek tükenmek bilmeyen Filistin halkının feryadını sunuyor. Şu gün oldu bu feryad hâlâ devem ediyor. Değişen ne oldu Peki ?
Eserimize geldiğimizde ise ; Eserimiz üç ana karakter üzerinden ilerler. Başka isimler olayların içine girer ama konu bu üç kişinin hayat içindeki kaçış durumlarıdır. Ebu Kays , Esad, Mervan kendi ülkelerinden Kuveyt'e gitmek isterler. Mecburen insan kaçakçılığı yapanlar ile anlaşmak zorundadırlar. Neyse bu süreç ilerler Ebu'l Hayzuran ile anlaşırlar. Bir su tankının içinde girmek vardı. Hemde cehennem sıcağında. Belgelerin imzalandığı yerlerde girecekler ve daha sonra tekrar çıkacaklar. Durum böyle olmuyor ama ya o sonnn. Son an da , ulaşmaya ramak kala tankın ısısına ve havasızlığa dayanamayarak ölürler. Tmm öldüler ya sonra. Sonrası cesetler gömülmek yerine gecenin zifiri karanlığında çöp yığıntısının içine atılır.
Ölen neydi?
Umut mu ?
Hayaller mi ?
Bedenler mi ?
Evet , ölenler olmuştur. Umut kalanlarda devam etmektedir.
Ben bu eserde kelime zenginliği bulamadım. Akıcı bir hikaye olmasına rağmen beklentimi karşılamadı desem daha doğru olur. Neyse susayım ben.
Okuma konusunda size kalmış.
Bilemiyorum bir şey de diyemiyorum
Saygılar Sevgiler
Hoşça kalın