Puan vermedi·167 syf.····Okunma: 08 Nisan 2019 00:00 Bir Avuç Hatıra, bu ay Caddebostan Kültür Merkezi Okuma Atölyesi'nde inceleyeceğimiz bir kitap.Didem Uslu Hoca bu ayı Türk kadın yazarlara ( Tanzimat sonrası, Cumhuriyet'in ilk yılları) ayırdı.Emine Semiye Önasya, Güzide Sabri Aygün, Mükerrem Kâmil Su ve Müfide Ferit Tek hocamızın seçtiği yazarlar bu ay için.Açıkçası dört kadın yazarın kitaplarını da edebi olarak başarılı bulmadım.Ama bir şekilde dönemlerinin öncü kadınlarından hepsi.Feminist teori üzerinden yaptık okumalarımızı.Gerçi Pervaneler çok değişik okumalara açık.Bir Avuç Hatıra, Türk filmlerinden alışık olduğumuz bir konuyu işliyor.Saf, masum bir genç kız âşık olur, sevdiği erkekle beraber olur.Kader devreye girer.Ayrılırlar.Başka biriyle yakınlaşır ancak yine olmaz, o artık düşmüş bir kadındır.Sonra klasik babacan bir yazarla tanışır.Onun ölümüyle birlikte tamamen düşüşe geçer kızımızın yaşamı.Artık para karşılığı erkeklerle olur.Tüm bunları şu nedenle anlatıyorum.Buraya kadar çok bildiğimiz Yeşilçam hikâyesi.Normalde nasıl biter bu hikâye? Eski sevgili gelir, acılar unutulur.Ya da ölümle biter.Bir Avuç Hatıra, sonunda farklılık yaratıyor.Sevgili geliyor, hatta kızımızla olmak isteyen iki kişi de geliyor geçmişten.Ama o kimseyi istemiyor.Yaşadığı hayatı da bırakıp ( fahişeliği) önüne bakıyor büyük bir umutla.Yeni bir yaşama adım atıyor.Kızımız Nilüfer kitap boyunca değişiyor, dönüşüyor.Güçlü bir kadın hâline geliyor.Kitabı tartışırken nerelere gideceğiz bilemiyorum ama sanırım bu değişim, dönüşüm çıkış noktası olacak.
Bu arada çok zor buldum bu kitabı.