7/10
·256 syf.··
2024 6. kitabı
Vefat ettikten sonra kıymeti bilinen ve popülaritesi artan yazarlarımızdan Sabahattin Ali, her eserinde bize balyoz etkisi yaratmayı başarıyor. Ne yazık ki Kürk Mantolu Madonna'nın gölgesinde kalmış olan İçimizdeki Şeytan kitabının da bunlardan biri olduğunu düşünüyorum. Hayatın anlamını bir türlü bulamayan, yaşamaya da ölmeye de üşenen Ömer'in Macide'ye aşık olarak anlam arayışına başlamasıyla başlıyor hikayemiz. Sonrasında doludizgin, fütursuzca ve büyük bir hızla bu aşk alevleniyor. Aşk insana bu kadar çılgın şeyler yaptırabilir mi? Orası muamma. Ama kitabın her satırında aklımıza Selvi Boylum Al Yazmalım'ın ünlü repliği geliyor: Sevgi neydi? Sevgi emekti. Yaşamaya bile üşenen bir erkekten emek beklenemezdi. Ömer değişmedi, değişmeye çaba bile göstermedi. Macide'yi yavaş yavaş elinden kaçırdı. Çünkü ona sorumluluk almak değil yalnız yaşamak yakışırdı. O da ona yakışanı yaptı. Balıkesir'den gelen ve orada bir mazisi olan Macide ise Ömer'in bu fütursuzluğuna tutuldu. Yarın ne olacak diye düşünmeden fırtına gibi bir aşk başladı. Başta her şey güzel gitse de onun için her zaman güvenli bir liman olan Bedri hikayeye katılınca bu fırtınanın kendisine zarar verdiğini fark etti. Ömer'i hâlâ seviyordu ama güvende hissedemiyordu. Başından beri her şeyin farkındaydı ama bunu kabullenemiyordu. Ömer, Macide, Bedri, Nihat ve diğer herkes ne siyahtı ne de beyazdı. Hepsi de her insan gibi içindeki şeytanla yaşıyordu. Kimisi onunla savaşarak onurlu bir hayat sürüyordu (Macide, Bedri) kimi ise eylemlerinden o şeytanı sorumlu tutup asla pişman olmuyordu. Bu nedenle erdemsiz bir hayatta sorumluluk almadan yaşıyorlardı. Eser akıcılığı ve verdiği mesajın yanında otobiyografik ögeler içermesi açısından da çok besleyici duruyor. Sabahattin Ali'nin eskiden Turancı olması, Necip Fazıl'ın, Nihal Atsız'ın ve daha niceleriyle zamanında ahbap olan Sabahattin Ali, isimleri değiştirerek kitaplarında bu yazarlara yer veriyor. Sonradan komünizme gönül veren Sabahattin Ali'yi Ömer olarak düşünürsek arkadaşlarının arasında asla aidiyet hissetmediğini ama yanlarında karakterinin değişime uğradığını gözlemleyebiliriz. İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali'nin "Kuyucaklı Yusuf" eserinden sonra en çok beğendiğim eseri oldu. Eski Beyazıt'ı, Şehremini'yi Sirkeci'yi ve Beyoğlu'nu resmen Ömer ve Macide ile birlikte yürüdük. Böyle güzel bir eseri bizlere sunduğu için Sabahattin Ali'ye teşekkür ediyorum. Huzur içinde uyu.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.