Ayşe Şasa ismini maalesef geç duyduğum, kalemiyle tanışmakta pek geç kaldığım yazarlardan biri .
Hayat hikayesiyle bende derin izler bırakan, kişisel yolculuğunda yaşadığı tüm mücadelelerine saygı duyduğum ve daima râhmetle yâd ettiğim özel bir rûh...
Bilim kurgu tarzında kaleme aldığı Şebek Romanı sıradışı , ilginç ve gayet keyifli bir romandı.
Kitap bir bilimkurgu parodisi olarak kabul edilse de bence bundan çok daha fazlası. Tasavvuf, mizah ve bilimkurgu içeren uzun bir öykü. Okurken yazarın uzun yıllar çilesini çektiği psikolojik sorunlarından ve hakikat arayışlarından esintiler de hissettiren bir eser. Yazar hikâyede bir bilimkurgu klasiği olarak insanlığın gidişatını kendi hayâl dünyasından yorumlamış. Fitrattan kopuş hâlinde ki dünya düzenine kendince özgün bir yorum getirmiş. O yıllarda nasıl bir öngörüyle yazdı bilmiyorum ama hikâyesinde günümüzdeki bazı gelişmelere vurgu yapmış olması çok dikkatimi çekti.(Özellikle virüsler..vb..pek çok ayrıntı)
Ayrıca Ayşe Şasa'nın senarist kimliğini göz önünde bulundurursak karakterlerin ve kurgunun inanılmaz zengin bir hayâl gücüyle yazılmış olması bizi şaşırtmaz.
Sonuç olarak; sürükleyici, keyifli ve oldukça da düşündürücü bir okuma yolculuğu sizleri bekliyor.
Bilimkurgu seven arkadaşlarıma hararetle tavsiye ediyorum.
Ayşe Sasa ile tanışmama vesile olan sayın Saadettin Acar 'a tekrar teşekkür ediyorum.
"Ah yeryüzü ,ah bilinmeyen bilimsel deneylerle çivisi çıkmış yeryüzü ,
ah korkular."
"Aşk zordur" dedi Manyak Arşimet "ama aşk 'dan başka da yol ve mânâ yoktur. Alemde tek anlam aşk ..."
Her gün yeniden okuduğu önsözdü bu...
"Allah'ım, Sana hakkıyla hamd etmekten aciz bulunuyorum, bu halim Sana malûm..."
"Muhabbet et, muhabbet her kapıyı açar .Âlemde her şeyin sırrı muhabbet..."
.