·125 syf.····Okunma: 10 Kasım 2024 20:08 Kitabın çevirisi çok hoşuma gitti, tamamen olması gerektiği gibi aktarıldığından eminim. Çevirmen kendini bu çeviriye adamış sanki. Teşekkürler Yücel Sivri.
Kitap hakkında,
Erasmus karşımda bana hikaye anlatıyormuş gibi okudum kitabı. Bazen gülümsetti, bazen kaşlarımı çattım.. Kitabı okumadan önce Yunan mitolojisi hakkında az çok bir şeyler biliyor olmakta fayda var.
Stoacı Roma İmparatoru olan Marcus Aurelius'a filozofbaşı; Marcus'un oğlu, Marcus Antoninus'a kirli emellerin adamı demesi..devamında kendini bilgeliğe adayanların bildi bileli bahtsız olmasından bahsetmesi. (Ki bu beni üzdü çünkü Marcus bilge adamdı ama bedbahttı :' Kendisi en azından günümüzde kıymeti bilinen bir bilge imparator. Öyle olduğunu düşünmekteyim.) Bu şekilde her şeye alaycı yönde yaklaşmış olması kitabı rahatça okumamı sağladı. Herhalde bu, hümanist olmasının yansıması. Ya da tamamen alaycı yaklaşmasından kaynaklıdır :D
1500'lü yıllarda yazılmış bir kitabı günümüz yaşantısına bağdaştırabiliyor olmak, doğal olarak yazarın dahi olduğu kanısına vardırıyor insanı. Belki de benim bilgisizliğim kendisini yüceltiyordur. Ya da gerçekten de bir dahi. Bittiği için üzüldüm. Sanki sohbet arkadaşımı kaybetmişim gibi hissettirdi.
Uzatmanın bir anlamı yok, okunmalı :D
"İşte öyle yani."
(Kendime not:
•s.22-23
•Adagia s.103)