·438 syf.····Okunma: 21 Ekim 2024 00:00 İyilerle kötülerin olduğu, insanı heyecandan heyecana, maceradan maceraya sürükleyen, bol betimlemelerle doğanın güzelliklerini hafızlara kazıyan acılarla, hüzünlerle dolu bir kitap.
Uzun zamandır okumayı beklediğim bir kitaptı, çokça beğenildiğini sürekli olarak görüyordum ve sonunda okuyabildim kitabı. Gerçekten çok güzel ve kaliteli bir kitap. O kadar tanıdık geldi ki olaylar, anlatılanlar sanki hikayeyi yaşıyor gibi hissettim.
Bundan sonrası spoiler içerir..!!!
Kitapta ki beni en çok kızdıran karakter Abdi Ağaydı. Mehmet'in ilk karşılaşmada ilk kurşunuyla hemen ölseydi veya evin ateşe verilmesinden sonra o yangından kurtarılmasıydı çok daha farklı bir hikaye okuyor olacaktık. Maalesef kötü insanlar her zaman var ve de var olacaklar. Böyle kötü adama karşı köyün birleşip bu adamı öldürmelerini çok isterdim ama köylünün hali ortada..
Mehmed'in Hatice'yle yakalanınca Hatice'yi teslim etmesine ilk başta anlam veremedim hatta kötü bir durum olarak düşündüm ama Hatice'nin öldürülmeyeceğini çok iyi bildiği için Hatice'yi teslim etti..
Sevdiği kadın Hatice uğruna annesinin eziyet çektirilerek öldürülmesi, çok kötü bir durumdu. Sordum kendime gerçekten sevdiği kişi uğruna böyle bir şey yapmaya değer miydi... Hayat işte bazen bir kişi yüzünden onlarcası ölebiliyor.
Yazar hapishaneye giren kişinin durumunu çok güzel ifade etmiş çok beğendim:
"
Mahpusaneye ilk giren insan şaşırmıştır. Dünyadan apayrı düşmüş gibi olur. Sanki başka bir dünyadadır. Uçsuz bucaksız bir ormanda kaybolmuştur. Ondan da beter. Topraktan, evden barktan, dosttan, sevgiliden, her şeyden bütün bağlarını koparmışçasına uzaktır. Bir derin, ıpıssız boşlukta döner. Sonra başka bir hali daha vardır yeni mahpusun, taşı toprağı, duvarı, o azıcık görünen gökyüzünü, kapıyı, demir parmaklıklı pencereleri bile düşman sayar kendisine. Hele bir de parası yoksa, bir köşede boynu bükük kalakalır."
Kitapta en çok etkilendiğim karakterlerden biri de Asım Çavuştu. Memed’i bir mağara da kıstırınca kurşunu olmadığını görünce ve çocuğunun yeni doğduğunu farkedince onu serbest bırakması muhteşem bir yiğitlik örneğiydi.
Kitap benim için Hatice'nin ölmesiyle bitti. Çok üzüldüm Hatice'nin ölmesine :( Sanki her şey anlamını yitirmiş gibi oldu. Mehmet artık kimin için mücadele edecekti, kiminle güzel hayaller kuracaktı.. Bu yüzden kitabın diğer serilerini okumayı düşünmüyorum. Ama yazarın ilk ciltle bile bu kadar hayran bırakması muhteşem.
"İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli."
Bu güzel alıntıyla incelememi noktalıyorum, keyifli okumalar...