·64 syf.····Okunma: 11 Kasım 2024 12:38 İnsan akıp giden hayatta, toplumsal düzende sıkışıyor ve bir çıkış yolu arıyor. Günümüzde gittikçe keskinleşen kapitalist sistemin içinde bir köle olmamak için kimileri kendi suyunu yüzdürmeye bakıyor, kimileri “bir gün tası tarağı toplayıp köye yerleşeceğim” hayaliyle mahkum, kimileri çalışmanın kutsallığıyla avutuyor kendini. Kitapta ise hepsine karşı oldukça sert bir tutum ve devrimci bir çözüm önerisi var. Victor Hugo’ya şarlatan dediği yerde bi yerimden doğrulup savunmaya geçecektim ama sonra Karl Marx’ın damadına(yazar) kafa tutmaya cahilliğim izin vermedi :)
“Kapitalizmin efendilerinin doymazlığı yüzünden işçiler eziliyor” ana fikriyle işçiyi sistem kurbanı yapan ve bunu güzelleyen kesime bir eleştiri var. Efendinin efendilikle memnun olmasına değil kölenin kölelikle memnun olmasına bakın bir de diyor yazar. Tabi her şey zıddıyla vardır, bir taraf efendi rolünde insanlığını kaybederken öbür taraf da köle rolünde insanlığını kaybediyor.Kapitalizmin efendileri insanlığını unutturacak kadar fazla olanı istemeye devam ederken, köleleri insanlığını unutturacak kadar az olan için çalışmayı yücelttiği sürece çark dönüyor.
Yazarın özel mülkiyeti aşma temalı çözümü de pek sürpriz olmadı hani. Okunur mu okunur, ama beklentim çok daha farklıydı.