Yıllar önce Coetzee'den "Barbarları Beklerken"i okumuş ve çok beğenmiştim. Bir ara da Utanç'ı okudum ama o kitabını hiç beğenmeyince yazarı tekrar okuma konusunda tereddüte düştüm. Grubumuz için "Yavaş Adam" kitabı seçilince yazarla tekrar yolum kesişti.
Kitabın konusuna gelince, altmış yaşındaki karakterimiz Paul Rayment'in geçirdiği bir bisiklet kazası sonucu sağ bacağının çoğunu kaybedince bütün hayatı değişir. O güne kadar yalnız yaşamıştır; daha önce bir kere evlenip boşanmış ve çocuksuz bir adamdır. Annesi, babası ve ablası yıllar önce ölmüştür. Protez taktırmak istemeyince bakıcı edinmeye mecbur kalır. Bu süreçte karakterimiz Paul Rayment'in geçirdiği duygusal çöküşü yazar çok başarılı bir şekilde anlatmış.
Hırvat bakıcı Marijana ve ailesi yaşamına girer. Paul Rayment bakıcısı Marijana'ya aşık olur ama kadın onun aşkına cevap vermez. Ve karakterimiz bu tek taraflı aşk için bir sürü saçma olaya karışır. Özellikle Marijana'nın oğlu Drago, Paul Rayment için büyük sıkıntı olur.
Kitabın yarıya kadar olan bölümü bence gayet başarılı idi. Sonra kitabın yarısında birdenbire Elizabeth Costello ortaya çıkar. Nereden geldiği belli değildir ve Paul Rayment kadını tanımamakta ama Elizabeth Costello onunla ilgili her şeyi hatta Paul'un aklından geçenleri bile bilmektedir. Bu noktadan sonra kitap bence kopuyor ve roman bütünlüğü kalmıyor. Costello gerçek mi yoksa hayali bir karakter mi diye çok düşündüm. Biraz araştırma yapınca bir yerde Costello karakterinin Coetzee'nin alter egosu olduğunu yazmış.
Kitabı genel olarak çok beğenmedim. Bana göre "roman" olarak tutarlı bir anlatı ve olay dizisi sunmakta başarılı değil. Yine de başka bir kitabını daha okumayı düşünüyorum.