Tamamen içten bir yorum ile sizlerleyim. Öncelikle yazarın dilini ben etkileyici buluyorum okurken kimsenin sıkılacağını düşünmüyorum. Özellikle Körburun kitabını okuduğumda fazlasıyla etkilenmiştim, olay örgüsü, olayların akışı elimden düşüremediğim bir kitap olmuştu. Yeni kitabının çıktığını görür görmez tabii ki okumak istedim ama öncelikle kitabın kapağı beni hüsrana uğrattı. Diğer kitap kapaklarının tasarımı gayet hoş iken bu tercih niye oldu merak ediyorum. Kitabın içeriği hakkında çok bilgi vermeyeceğim ama aynı diğer kitaplarında olduğu gibi Türkiye sınırlarında hayali bir ilçedeyiz gençliği burada arkadaşlarıyla geçen bir gazeteci yıllar sonra meslekte ün kazandıktan sonra eski yaşadığı yere geri döner ve döndüğü gün bir cinayet ile tüm maceralar başlar.
Başından sonuna heyecan hiç dinmedi, kendini okutuyor kitap lakin diyaloglar çok çok acemice yazılmış gibiydi. Yazarın ismini görmeden bu kitabı bana okutsalar inanmazdım onun olduğuna. Beklentiye girmeden kafam dağılsın okuma hızım geri gelsin, edebi bir beklentim yok derseniz buyurun cinayetleri çözmeye. Katili de başından beri tahmin ettim biz bugünlere kolay gelmedik : )