Puan vermedi·101 syf.····Okunma: 11 Kasım 2024 16:33 Sait Faik’i okurken bir yalnızlık hissi sardı beni, sanki her satırda içsel bir yolculuğa çıkıyorum. Kahvehaneler, deniz, martılar, sandallar ve trenler… Bunlar sadece dışsal öğeler değil, onun öykülerindeki ruh halini taşıyan imgeler gibi. Sait Faik, olaylardan çok, karakterlerinin iç dünyalarını, hissettiklerini, anlık duygularını anlatmayı tercih eder. Bunu öyle ustaca yapar ki, bir kahve içişte, bir bakışta, bir anlık sessizlikte bile hayatın derinliğini hissedebilirsiniz. Hastalığının ilerlediği dönemlerde, sanki okuruyla vedalaşır gibi bir duygu vardı yazılarında. Az Şekerli’deki öyküler de bu son dönemin izlerini taşıyor; her bir cümlesinde, son bir defa bakış atma, son bir defa anlatma isteği hissediliyordu. İlk başta ağır gelebilecek gibi dursa da, bir kez tadına vardığınızda, o anlatımın büyüsüne kapılıp tekrar okumak istersiniz.