Gönderi

9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2024 118. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Metin Gökalp kaleminden Üç Memo kitabının yorumu ile geldim Kasım ayının sıradaki kitabı 2024 yılı basımlı 364 sayfalık bir kitap. ⁕Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşayan Memo, Cumhuriyet öncesinde yaşayan Çemçelili Memo ile Cumhuriyet döneminde yaşayan Mehmet Sidar’ın hikâyeleri aşk, acı ve hasretin izlerini taşıyor. ⁕Cumhuriyet döneminde yaşayan Mehmet Sidar, Tunceli Dersim'in Kandil Dağı'nın eteklerinde Karyemez adında bir köyde dünyaya gelmiş. Anne babası ve beş kardeşi ile bu köyde on yaşına kadar yaşamış. Sonrasında köydeki sürgün ve çatışmalardan dolayı Elâzığ'a taşınmışlar. Mehmet sonrasında eğitimi iş hayatı derken Almanya'ya gitmiş. Orada yaşamaya başlamış, çok çalışmış ve evlenmiş. İki oğlu ve bir kızına gelecekleri için hayat sigortası yaptırmıştı. Ta ki 2017 yılına kadar. Sonra bir anda ortadan kaybolan Mehmet, aramalar sonuçsuz kalınca polis tarafından öldü diyerek dosya kapatılmış ama Stern Versicherung adlı sigorta şirketi dosyayı yeniden açar ve sigorta dedektifi tutar. Çünkü geride çocuklar için yüklü bir miktarda para kalır. ⁕Melek Fırat Stern Versicherung sigorta şirketine yeni girmiş, işinin elli beşinci gününde ilk vakası için seçilen sigorta dedektifiydi. Melek, Mehmet Sidar'ın gerçekten ölüp ölmediğini ya da parayı alabilmek için böyle bir oyuna mı başvurduğunu araştırıp öğrenmesi gerekiyordu. ⁕Mehmet Sidar’ın bu ani kayboluşunun Melek ile birlikte başlayan bir dedektiflik serüveninde olaylar bir bir gelişmeye başlar. Bazen bir kördüğüm bazen de ip söküğü gibi ilerler. ⁕Melek, Mehmet’in ailesi, eski sevgilileri ve çocuklarıyla yaptığı görüşmeler sonrasında; Mehmet'in karizmatik, ağzı iyi laf eden, oldukça konuşkan, dobra, biraz sinirli ama saman alevi misali hiddeti çabuk sönen, kini olmayan, tez canlı biri olduğunu öğrenmiş. Özellikle kadınlar onun sohbetinden çok hoşlanırlarmış. Yakışıklı biri olmadığı halde birçok genç ve güzel kadınının ilgisini çekermiş. Hayatına giren tüm kadınlara şiirler yazan Mehmet oldukça çapkın biriymiş. Acaba o şiirler de kaybolmasıyla ilgili detaylar var mıydı? ⁕Yakınları ile görüşmeyi yapan ve derinliklere inmeyi başaran Melek akıllara tek bir soruyu getiriyordu; "Ya intihar etti ya da hayatta kalıp sigorta dolandırıcılığı peşinde!” Melek'in topladığı deliller, şiirler, fotoğraflar onu bambaşka bir yola sürüklemişti. İlki Çemçelili Memo'nun hayatıydı. ⁕Mem u Weşe hikâyesi ibret verici, dram ve acı dolu özgün Kürt hikâyelerinden biridir. Tunceli Çemçelili köyünde meydana gelmişti. O zamanlar on yedi yaşında olan Mehmet yeni evlenmiş ve ardından savaş için hemen askere alınmış. Yedi yıl köyüne geri dönemeyen Mehmet savaş bittiğinde gecenin bir köründe köyüne evine hemen geri döner. Kapıyı karısı açar ve onu tanır. Annesi ile görüşmek istese de uyandırmak istemez ve sabah görüşürüm der ve uyurlar. Gece anne kalkıp gelinin odasında hatta yatağında erkeği görmesiyle hançeri eline alması bir olur. Ve o karanlıkta oğlunu tanımayan anne öz evladını katleder. Bakalım hikaye ile Mehmet Sidar'ın bağlantısını Melek çözecek miydi? "İnsanlık tarihi birçok katliamla, kirli savaşla ve kötülükle doludur. Neden bu acılar, savaşlar, niye bu kötülükler? Hepimiz insan değil miyiz? Alevi olalım, Sünni olalım ister Müslüman ister Hıristiyan, istersen de Musevi olalım, beyaz, siyah, sarı, hangi ırktan olursak olalım, hepimizin kanı kırmızı akmaz mı? Eskiden dini savaşlar, bulaşıcı hastalıklar insanlığı kırmış, bugün ise milliyetçi, ırkçı savaşlar insanoğlunu kırmaya devam ediyor." Diğeri Mem u Zin yani 1451 yılından beri anlatılagelen Memê Alan destanının izinden gidecekti. ⁕Bu hikâye Mem ile Zin arasında geçen aşk hikâyesini anlatan, en büyük Kürt destanıdır. Cizre Botan denilen bir yörede yaşanmış eski zamanlardaki Kürt aşklarını dile getiren, dram ve acı doludur. Aynı zamanda Kürt kültürü, toplumsal normlar ve ahlaki değerlerle ilgili derin mesajlar içerir. Ahmed-i Hânî'nin dil ve üslup kullanımıyla öne çıkan eser, Kürt edebiyatının zirvelerinden biri olarak kabul edilir. Yüzyıllardır dilden dile, ağızdan ağıza dolaşarak günümüze gelen bu aşk destanı, tekerleme ve taşlama şeklindeki anlatısı, hayal dünyasına ve efsanelere yer verir. ⁕Melek, Mehmet Sidar’ın hikâyesinin sonunda düğümleri çözerken, bizleri duygusal derinliğin etkisinde bırakacak. "Hasret, acı gibi duygular, milletler üstüdür. Bu üç hikâye şekli bize tam da bunu gösterir. Hangi ulustan olursak olalım; hangi dine veya mezhebe ait olursak olalım, acılarımız, hasretlerimiz ve dertlerimiz ortaktır. Tarihte ve günümüzde yaşanan acı olaylar çoğu kez önyargı ve ırkçı duygulardan kaynaklanmaktadır." ⁕Üç farklı dönemlere yayılan bu hikâyeler, aşk, acı ve hasret gibi duygularla harmanlanmış bir kurguyla bir çok yaşanmış olaylara, Horasan ve Kürtler meselesi, Dersim Alevileri, 1937 Dersim isyanı, 70'li yıllarda Deniz Gezmiş ve arkadaşları, 80 darbesi, infazlar, sürgünler, acılı aileler, tarih, gizem, efsaneler, masallar (çok sevdiğim Pepuk kuşu hikayesi), nevruz, Gılgamış, Hıdırellez gibi evrensel, toplumsal, siyasal konuları barındırarak tarihsel açıdan geniş bir yelpaze sunularak uzun bir yolculuğa çıkmamızı sağlıyor. Yazarımızın kalemine sağlık Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Üç MemoMetin Gökalp · Az Kitap · 20249 okunma
·
210 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.