·361 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Kasım 2024 02:31 İskender Pala’ya çok geç kalmışım, Bizim Yunus’a da öyle… ne zaman bu tarz tasavvufi içerikli ya da maneviyat yüklü kitapları okusam, şu zamanın maddeciliği ve boşluğu canımı çok sıkıyor, çok yavan geliyor.
Ve bir kitapta bir çok şey bulmak ne güzel. Her yaraya bir merhemi olan bol çeşitli bir kitap;
“Şu alemin şartlarına ayak uydur ama kendin ol. Hani su, girdiği kabın şeklini alır ama özde aynı kalır ya. Bil ki hak, güneşten daha zahirdir.” (Bu zamanın en büyük problemlerinden birisi de özümüzü, birliğimizi, kimliğimizi kaybetmek değil mi?)
“Birbirimizi o derece sevdik ki, sonunda seven ile sevilenin sıfatları değişti, huylarımızı karşılıklı huy edindik. İkimizde kendi ihtiyaçlarımızdan geçip, yekdiğerimizin ihtiyaçlarını düşünür olmuştuk. Artık ben dediğimizde aslında sen demiş oluyorduk.” (Sevgi denildiğinde akla olumsuz şeylerin gelmediği dönemler.)
“Hayatım boyunca hep çok şeye sahip olmayı değil, az şeye ihtiyaç duymayı istemişimdir.” (Mütevazı yaşamaktan geçip gösterişin kölesi olunduğumuz, süsleyince çakıltaşının bile elmas değerinde satıldığı bir körlük dönemindeyiz.)
“Bilgi ile hikmetin, malumat ile irfanın ayrımına vardım.” (Bu cümle çok kıymetli, bunu biraz düşünelim.)
“Her bilenden ziyade bilen bulunur.” (Her şeyi bildiğini zanneden kibir abidesi, egolarımıza ithafen)
Bunlar sadece birazı. Daha niceleri var ve hepsi birbirinden güzel muhakkak okumalısınız. Dili şöyle ağır böyle ağır diyenlere bakmayın yok öyle bir şey sadece baştaki hikaye örgüsünü biraz sıkı bağlamışlar, yüksek ihtimalle o kısım yüzünden sarmadı ve dili çok ağır dendi fakat sabırsızım denmedi. Yani siz okuyun. Bizim Yunus’u tanımaya çok çok çok değer. Gerçek sadakat, aşk neymiş Bizim Yunus’un Sitare ile başlayıp Hakk’a bağlanmış olan aşkından öğrensinler. Hikmet ve zikir neymiş bir uyansınlar. Ben okudum, fark ettim, uygulamaya çalışacağım siz de okuyun ama sadece malumatta kalmasın..
Teşekkürler, keyifli okumalar.