·216 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Kasım 2024 11:35 Herkese şiddetten uzak bir gün diliyorum..
Bu kitap bir erkek sorunu olarak cinsel şiddetin nedenlerini anlamak için yazılmış bir araştırma kitabıdır. Araştırma için cinsel şiddet suçundan hapse girmiş bir örneklem grubu seçilmiştir. Ayrıca tecavüzün bir "hastalık" nedeniyle ortaya çıkabilen görüşün geçerliliğini ortaya çıkarabilmek için cinsel şiddet suçu dışında hapse atılmış bir kontrol grubu da oluşturulmuştur. Fakat bu görüşü destekleyen bir olguya rastlanmayıp cinsel şiddet suçluların psikolojik özellikleri de diğer grup suçluların özelliklerine benzer bulunmuştur. Erkeklerin neden tecavüz ettiğine dair ortaya atılan bir teori de kadınların içten içe tecavüzü istediklerine dair bir teoridir. Hatta küçücük kız çocuklarının bile böyle bilinçdışı bir isteği varmış bu teoriye göre. (Herhalde tecavüz ondan dolayı sonradan büyük travmalar bırakıyor.) Çoğu teori erkeği masum, kurbanı suçlu duruma getirmeye çalışan teoriler. Ayrıca toplumun lanse ettiği kadınlar "hayır" derken aslında "evet" demek istiyorlar inancı erkeklerin tecavüzü tecavüz olarak görmelerini engelliyor. Araştırmaya katılan cinsel şiddet suçlusu erkeklerden elde edildiğine göre bazıları gücünü kanıtlamak için, bazıları eğlence ve macera için, bazıları sırf cinsel haz için, bazıları cinsel fantezi için, bazıları kadınlardan intikam almak için vb. tecavüzü tercih etmiştir. Bazı erkekler yaptıklarını tecavüz olarak görmeyip suçunu kabul edenler de suçu dış etkilere atmaktadır (bunu duruma özgü bir şey olarak görmek). Çoğu cinsel suçlunun iddiasına göre kadınlar bu durumdan zevk almıştır. Bu da gösteriyor ki toplumun empoze ettiği inançlar tecavüzcülerin suçunu hafifletmeye yarayabiliyor.
Başka bir husus olarak da çoğu tecavüzde erkekler kadının kim olduğunu umursamıyor. Mesela bir kadının tek suçu(!) ıssız bir yerden geçmiş olması olabiliyor. Hani diyorlar ya "Kadın kesin tahrik etmiştir, hep de kısa giyiniyorlar." diye, bu tecavüzcüleri pek de ilgilendirmiyor. Zaten bilenler bilir de alakası olmadığını sadece bilmeyenler için de eklemek istedim.
Bir mahkumun sözleri:
"Tecavüz mutlak hakimiyet duygusuydu. Tecavüzden önce her defasında da, kendimi güçlü ve öfkeli hissederdim. Kadınları aşağılayarak kendime, dünyada benden değersiz hiç değilse bir kişinin daha bulunduğunu kanıtlamak istiyordum." (Syf. 154)
Her ne kadar inkar etsek tecavüzde en büyük suçlu toplumdur. Güç kullanmayı erkeklik, zayıf ve bağımlı olmayı kadınlık sayan toplumlarda tabii ki erkekler kendilerine her şeyi yapmaya hak görürler.
Bu kitabı daha çok erkeğin ve tecavüzde kurbanı suçlu görmeyi kendine görev bilmiş kişilerin okuması gerektiğine inanıyorum.