Gönderi

9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2024 119. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2024 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Özge Özdemir kaleminden Devler Geçidi kitabının yorumu ile geldim Kasım ayının sıradaki kitabı 2024 yılı basımlı 448 sayfalık bir kitap. 𓄿Pavia Köksoy parlak beyaz teni, siyah saçları, büyük ve çekik siyah gözleriyle güzel bir kadındı. Cesur, inatçı, geveze ve biraz sinir bozucu olabiliyordu. Babasını hiç tanımamış annesini beş, teyzesini on dokuz yaşında kaybetmişti. Tek dostu, abisi ve iş arkadaşı Liam dev gibi ama çok sevecen bir adamdı! Aile olmanın ne demek olduğunu bilmiyor, aile kurmaktan korkuyordu. Çünkü her erkek bir gün mutlaka giderdi. İrlanda'da yaşıyor, yeşilini ve tarihini seviyor dahası farklı dilleri ve anlatılan efsaneleri daha çok seviyordu. Paiva, bir turist rehberiydi. Hem de en iyisinden! 𓄿"Siyah kanatlar. Aydınlığı bir perde gibi örten siyah kanatlardı. Sonra omuzlarına konan büyük pençeler. Acısını anımsayabilecek kadar." Paiva sürekli gördüğü rüyalar ile başı dertteydi. Anlamlandıramadığı bu rüyalar ileride bir işaret olacaktı! Bazı geziler sırasında hafıza kayıpları, ilginç rüyalar ve hiçbir şey olmamış gibi sabah kendini yatakta buluyordu. Bu sorun sadece Devler Geçidi gezisinde başına geliyordu. Yine o gezilerden biriydi. İskoç bir gruba Devler Geçidi turunda rehberlik ettiği sırada bu kez taşların üzerinde beliren yazılar gözüne çarpmıştı. Ama orası sadece volkanik patlama sonucu oluşan ilginç bir yerdi! değil mi? Daha sonrasında Fingal Mağarası gezisinde Pavia tekrar aynı yazıyla karşılaşır. "Olman gerektiği yerdesin. Hatırladığın sürece." Başı dönmeye başlamıştı ya da taşlar hareket ediyordu. Denizin yakınlarındaki kayalar bir merdivene dönüşüp açıldı. Bu bir mağara girişiydi. Derinliklere ilerledikçe sadece Pavia’nın duyduğu sesler geliyordu. "İmdat! Bu bir yardım çağrısıdır. Ailem ve arkadaşlarım öldü. İmdat! Buradan çıkamıyorum. Sesimi duyuyorsanız lütfen yardım edin!" Sesin geldiği yöne gittiğinde ise karşısında bağlı biri vardır. 𓄿Milyonlarca yıl önce iki büyük gücün karşılaşması yaşandı. Evren ikiye bölündü. Dünyaya çıkıp insanların korkularından beslenmek isteyen Şeytan ve insanları korumaya çalışan Tanrı. Bu savaş büyük bir patlamaya neden oldu. Şeytan yerin altına hapsedildi ama onun oğulları arzularını yerine getirmek ve Şeytan'ı kurtarmak için daha büyük bir savaşa hazırlık yapacaklardı. Tanrı ise onların karşısına kendi çocuklarını çıkaracaktı. Şeytan'ın oğulları Tanrı’nın çocuklarına karşı savaşacaklardı. Ama oğulların işleri zordu. Çünkü çocuklar, dev ve iblis avcılarıydı. Onların karşısında durabilecek tek güç ise cehennem ateşiydi. Şeytan'ın oğulları bunu güç bilerek onları harlanan alevlerin eşliğinde mağaralara hapsettiler. Tam 287 yıl boyunca hiçbir iblis avcısı kurtulamadı. Ta ki Paiva Köksoy kendi gücünden habersiz mağaraları gezene kadar. 𓄿Pavia'nın karşısındaki boynuzları olan, gözleri kırmızı, dudakları ince ve dişleri sivri, yarı çıplak ve kallavi bedene sahip bir devdi. Boynu, elleri ve bacakları efsunlu iplerle bağlanmıştı. Paiva hiç düşünmeden onun iplerini çözmeyi başarmıştı. Bu nasıl olabilirdi? Ludvig Mikell McCool. Bir dev ve bir iblis avcısıydı. Bu mağaraya tam 287 önce hapsedilmiş ve intikam almak için yanıp tutuşuyordu. Artık özgürdü. Ama Pavia ile maceraları henüz yeni başlayacaktı. "Devler korkutucu görünür ama dostlarına karşı hep iyilerdir." 𓄿Ludvig, insan formundayken oldukça yakışıklı, güçlü, lider, sessiz ve bazen sinir bozucu olabiliyordu. Bir de ufak kadınlardan hoşlanmıyordu. Ama Pavia'ya karşı gün geçtikçe farklı bir çekim hissedecekti. Pavia ise erkeklere güvenemezdi hepsi bir gün terk edecekti. Peki bu neydi! Ludvig resmen içine çekildiği en dipsiz kuyu gibiydi. Ludvig bir lider olarak Şeytan'ın oğullarına karşı savaş başlatma kararı almaya hazırlanır. Ama Pavia olmadan bu savaş başlayamaz. Fakat Pavia kim olduğunu, güçlerinin farkında bile değildir. Pavia bir turist rehberi (hem de en iyisi!) olarak mı hayatına devam edecek yoksa farkında bile olmadığı o kişiliği mi seçecekti. Ludvig bu süreçte ona elinden geldiğinin fazlasıyla yardım edecekti. "İkiye ayrılmak, hapsedilmek ya da cehennem ateşiyle kavrulmak!" 𓄿Sürüngene benzeyen Öncüler, kambur sırtları, biçimsiz omurilik kemikleri, bedenlerinde ki yapışkan sıvı ile oldukça korkutucuydular. Asiller ise Öncülerden daha zalimdi. Tanrılar ve Tanrıçalar onlar Tanrı Dağ'ında kimsenin ulaşamadığı yerlerde yaşarlardı. İblisler, Şeytan'ın tohumları, kurnazlardı asla oyunu kuralına göre oynamazlardı. 𓄿Asıl macera şimdi başlayacaktı. Devler Geçidi, cehennem ateşi, yeraltı mağaraları onları bekliyordu. Devler ve İblisler bir de fani! 𓄿Yayınevi ve yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu. Sade, akıcı bir dil, muazzam olay örgüsü, şahane yer mekan ve karakter betimlemeleri ile kaleme alınmış. Kitabın yan baskısına, karakter kartlarına bayıldım. 𓄿Efsaneler, mitler, tanrılar, tanrıçalar, devler, iblisler, savaş, aşk,  açığa çıkmayı bekleyen sırlar, dağılan dostluklar, ihanet ve güç savaşları ile harmanlanmış severek okuduğum fantastik kurgulardan birisiydi. Devamını merak ve sabırsızlıkla bekliyorum. Yazarımızın kalemine sağlık Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Devler GeçidiÖzge Özdemir · Alfa Yayınları · 202457 okunma
·
214 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.