Eğer kitapların mevsimleri olsaydı bu kitap ben kış sonu kitabıyım diye bağırır, türkü yakardı. Ki ben şahsen kitapların mevsimleri olduğunu düşünüyorum. Dünyanın gözü bir kış sonu kitabı, Kralkatili Güncesi kitapları resmen "ben sonbahar'ım" diyorlar Yüzük Kardeşliği ve İki Kule kış Kralın dönüşü ise İlkbahar kitabı.
Bunun üzerinde fazla durmayacağım demek istediğimi zaten anlattım. O halde nelerden bahsetmeliyim...
Sanırım öncelikle Zaman Çarkı serisinin uzunluğuna deyinmem gerek. Bu seri çok uzun ve okurken ben yoruldum birkaç kez uzun aralar verip başka serilere başladım. Ancak bu serinin gönlümde bir taht sahibi olmasına engel olmadı. Bu hayatta üç ayrı seriyi ölesiye çok sevdim ki diğer kitaplarla kıyaslamak bir yana yan yana koymak bile ödümü kopartıyor. Zaman Çarkı bu üç seriden birisi. İşin aslı diğer iki seriye bu incelemede zaten yer verdim o yüzden tekrar etmeyeceğim. Peki bu uzunluğun tereyağının fiyatı ile ilgisi ne?
Karakter gelişimi ve empati. Zaman Çarkı çok fazla sayıda karaktere sahip ve her biri üzerinden işlenen hikayeler ilerleyen kitaplarda öyle dallanıp budaklanıyor ki bir noktada yorucu olmaya başlayabiliyor. Bu nokta dokuzuncu kitap olacaktı benim için. Ama konumuz ilk kitap. Bu kitapta karakterlere müthiş temeller atılıp kitap boyunca maceraları, bu maceralarda yaptıklarını yapacaklarını gördük. Karakter gelişimleri başladı ve detaylı bir biçimde ilerleyecekler. Karakterler öyle iyi işleniyor ki her birine bazen kızıyor bazen küsüyor bazen çok sempatik buluyorsunuz ama istisnasız her karakterle bir bağ, empati kurabiliyorsunuz. Karakterler gülünce gülüyor, ağlayınca ağlıyor yaptıkları karşısında sanki ailenizden birisi yapmış gibi onları ayıplayabiliyor veya kayıplara üzülebiliyorsunuz. Her bir karakteri ailenizden birisi gibi görmek için çok