Gerçekten harika bir kitap bitirdim...
Yine beni sarıp sarmalayan çok geç kaldım yahu dedirten bir kitap oldu benim için bu sayfanın en uzun tanıtımlarından birini yazacak olabilirim.
Nermin Bezmen 'i elbette biliyordum fakat hiç okumadım Havva'nın Cezasi kitabı uzun zamandır listemde olmasına rağmen sıra gelmedi gelmedi bir türlü.
Doğan Kitap'ı sevdiğimi duruslarına hayran olduğumu sürekli söyledim hatta her fuarda koşa koşa gittiğim bir yayınevidir.
Mengene Göçmenleri kitabını görür görmez çok okumak istedim ve çok geçmeden bir hafta içinde kitaba kavuştum emeği geçen herkese müteşekkirim.
Doğum günüm bu kadar yakınken en erken hediyeyi aldım.
Şimdi kitaba geçeyim. Adı üstünde Bulgar ve Rus zulmünden kaçan Osmanlı vatandaşlarından Ayşe ve Bahattin oğulları ve küçük kızları ile iki büyük kızını yaşadıkları paşa konağında bırakır zorlu bir yola çıkarlar.
Yayan göç etmek hiç kolay olmaz ama göçü tamamlayabilirlerse yaşayacakları daha da zordur.
İstanbul'a ulaşırlar kıt kanaatten orta halli bir yaşama geçerler oğullar Süleyman ve Bahattin küçük kız Emine arada sayfalara konuk olan akrabalar komşular vs derken Emine'nin büyümesi evlenmesi ve evlilik gecesi başına gelen acıya şahit oluruz.
Öyle akıcı bir dili var ki küçük bebek ne ara büyüdü neler yaşadı neler oldu böyle inci gibi diziliyor.
Sonrası yine Emine'nin hayatı doğumları ile devam ederken konu yine Ayşe ve Bahattin'e ordan savaşlara çıkar savaşlar öyle derinden hissedilir ki ailerler de kelimelerden öyle akar içinme Osmanlı Rus Savaşı Balkan Harbi I.Dünya Savaşı getirdiği fakirlikler ard arda gelen ölümler kadına bakış açısı hepsi hepsi dizilir.
Tabi en güzel konuk adının geçtiği yerlerde Mustafa Kemal'dir kitapta bile bir anda güzelliğe çevirdi akışı....
Ana kahramanı çok olan kitabın konusu bu sefer Mürvet üzerinde dönmeye başlar.
Ayşe'nin torunu Emine'nin kızı buraya bir parantez açmam gerekir gencecik yaşında yaşadığı asağılanmayı içine gömen Emine 'nin mücadelesi şapka çıkartır herkese. Çünkü Emine işte Türk Kadını 'dır bir tek cepheye gitmemiş ki elinde olsa gideceğini her satırda anlarsınız felcli kocasına bakan erkek gibi ticaret yapan eline geçen iki üç kuruşla ci börek yapıp aç mahalesine dağıtan Emine...
Bilir misiniz dostlar o yıllarda kadınlar hamur teknelerinden kurumuş hamurdan un yapar onu da ekmek yaparmış tekrardan ben de Emine'den öğrendim.
Neyse kapatayım parantezi artık konu gelsin Murka'ya10 yaşı itibariyle küçük bir hanım anne Mengene Göçmeni Mürvet ne çocuk ne genç kız olur köhne sayılacak bir zihniyette gençliğe adımını ve ilk aşkını okuruz.
İlk aşkına nasıl kavuşamadığını , yangınları, hastalıkları açlığı atlatışını ve sonunda 30 Ağustos'ta sonlanır roman.
Kurt Seyit'le evlenen Mürvet'in evlilik gecesi ile son bulur Seyit eğilir kulağına ve Benim Güzel Murka'm diyerek son sayfayı kapattırır.
Şöyle diyeyim niye burada bitti ee noldu dedirtti bu kadar karakter geçişleri olan bir kitap nasıl bu kadar su gibi olur derseniz okumanız gerekir gerçekten.
Karakterler öyle sağlam oturuyor ki içinize aslında Mürvet'i okurken birden Ayşe 'yi Süleyman 'ı Ferişte'yi merak ediyorsunuz.
Bir dakika sıkılmaya tenezzül dahi ettirmiyor sizi.
Yani şimdi gelin de böyle bir soyağacını Osmanlı 'nın son dönemi ile harmanla bir de roman yaz deyin kaç kişi ne yapamaz görün.
Övemiyorum hani kelimeler ağzıma tıkanıyor adeta...
Son olarak da ben Kurt Seyit ve Shura'yi ardından Kurt Seyit ve Murka'yı listeme alıyorum Murka kim bilirsiniz minik yorumdan sonra Shura da yine kitapta kısa bir şekilde bize anlatılsa da tutkulu bir aşk hikayesi ee ikisini de okuyup bir Nermin Bezmen külliyatı yapacağım artık