·352 syf.····Okunma: 17 Kasım 2024 00:00 Kitabın içeriğine geçmeden önce monochrom bi renk paleti olması hoşuma gitti. Sanırım ergenlikte hayat eğer bir de depresif ataklar yaşadığınız da böyle gözüküyor. Okuması kolaydı ilginç bir şekilde. Ben daha ağır daha depresif bir şey beklemiştim. Bu aralar tükettiğim içeriklerde çok fazla göç eden ailelern iki kültüre de adapte olmayan çocukları temalı şey görüyorum. Bundan sonra da görücez gibi çünkü şimdinin genç yetişkinleri/yetişkinleri bunları daha çok yaşıyor. Kitap bana biraz tuhaf hissettirdi. Her şey yarım kalmış gibi. Bir odaktan ziyade kısa kısa anılar gibi evet bi akış var ama bu akış yazarın/çizerin o zamanları nasıl hatırladığıyla ilerlediği için sanırım o kadar da bir şeye odaklanamıyor. Mesela karakterimizin depresifliğini hiçbir şey yapmak istememesiyle veriyor ama o kadar hissettiriyor mu bence hayır. Belki de kendisi de hatırlamak istemedi. Önemli bi noktaya kadar travmalarının sebeplerinden biri olan anneyi çok da oralarda göremedik. Sanki kendisine yazar evet annen kötü şeyler yaptı ama unutma iyi şeyler de yaptı demek için kullanmış biraz bu kitabı. Annesini affetme süreci gibi. Derealizsyonu yaşadığı ve tanımladığı kısım çok gerçekti ve o ana kadar aslında bu kişinin bir ergenlik depresifliğinden ziyade gerçek bir atak ile uğraştığını gördük. Ama bu konuda bilgisi olmayan biri için derealizesyon yaşadığı ne kadar açıktı bilmiyorum ve sanki birden onu kendine kıyıma götürmüş gibi gelebilir. Dediğim gibi daha uzun ve daha o süreci paylaşımcı bi yerden ziyade anılarda kendini dışardan çok da tetiklenmeden nasıl gördüğünü ve annesiyle barışmak istediğini anlatan bir kitap günün sonunda. Ergenseniz bi okuyun derim.