K491

@491_
Cumhuriyetin kadın devrimi:
Puan vermedi·280 syf.··
2024 31. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2024 14:00
"Bir topluluğun kültürünü tanımak istiyorsan, kadınlarının kültürünü anlamaya çalış." Bunun farkında olan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Türkiye'yi, laik ve ilerlemeci reformlarla kadınların hayatları­nı etkilemesi bakımından, Müslüman dünyasında benzersiz­i başardı. 1926 yılında, İsviçre Medeni Kanunu'na dayalı Türk Me­deni Kanunu'nun yürürlüğe sokulmasıyla, çokeşlilik yasaklan­dı ve kadınlara boşanma, çocuk vesayeti ve miras konularında eşit haklar tanındı. Ancak, bu reformlardan onlarca yıl sonra bile, geleneksel ve dinsel pratikler, Türkiye' de yaşayan kadınların günlük yaşamlarında, medeni kanundan daha çok etkili ol­maya devam etmektedir; bu durum, Türkiye'nin doğu bölgele­rinde yaşayan kadınlar için özellikle geçerlidir. Türkiye'de bu bakımdan bir kadın devrimi olurken, Müslümanların yoğun olarak yaşadığı ülkelerin kadının statüsel durumuna bakalım birde Müslüman toplunlarda bir kadının, gerdek gecesinde kanama olmadığı için öldürülmesi, olası namus cinayeti senaryoların­ dan sadece biridir. Belli kır­sal yörelerde, bir kadın, bir çitin ardından bir erkekle konu­şurken görülürse, ya da şehirlerde alt sınıf mahallelerinde, ya­bancı bir erkeğin arabasından çıkarken görülürse, namus ge­rekçeli şiddete maruz kalabilir. Her iki durumda da kadın, va­jinal kızlık zarı değil, fiziksel ve toplumsal zarını "tehlikeye atmış" diye görülür. Bedeniyle, girmemesi gereken bir alanda hareket etmiştir. Arap dünyası­nın dört bir yanında, erkeklerin namusu, ailedeki kadınların iffetini koruma mücadelesine dayanır ve bu durum, erkeklerin itibarını, güvensiz bir biçimde, kadınların cinsel davranışları­na bağımlı kılar. Bir erkek, bu bağlamda, kadının yanlış davra­nışıyla utanmadığında, erkekliğinin olumsuzlanmasına ma­ruz kalır: Hadım edilmiş erkek, kadın konumuna düşürülmüş olur. Dolayısıyla namus, sadece kadınların hayatta kalmak için lekesiz tutmaları gereken bir şey değildir; erkeklerin de, kadın konumuna düşmemek için olanca güçleriyle savunmaları ge­reken bir şeydir. Bu tür insan haklarına aykırı geleneklerden bizler aydınlanmacı devrimi gerçekleştiren M. Kemal Atatürk sayesinde arınmış durumdayız. Bu bakımdan Atatürk'e en çok borçlu ve minnet duyan kadınlar olmalı ve onu unutturmaya çalışanlara karşı en ön safta ve tavizsiz mücadelede etmelidirler.
Müslüman Toplumlarda Kadın ve CinsellikPınar İlkkaracan · İletişim Yayınları · 2015181 okunma
·
91 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
K491
Gönderi Sahibi
Bu eseri okuyunca cumhuriyet in değerini bir kez daha anlayacaksınız.