"Tam işini bitirip yola koyuyorsun, "Tamam, artık rahat edeceğim" diyorsun, hemen başka bir dert çıkıyor."
.
.
"Gürültülü yazdan sonra her taraf yine sonbahar sessizliğine daldı.."
.
.
Cengiz Aytmatov'dan okuduğum dördüncü kitap. Beyaz Gemi... En son Toprak Ana adlı eserini okudum ve çok etkilenerek bir diğer eseri olan Beyaz Gemi'sini okumak istedim. Toprak Ana'da olduğu gibi bu eseri de benim içimi parçaladı.
Kitapta annesi ve babası tarafından terk edilmiş, dedesi tarafından sevgiyle büyütülen bir çocuğun hayatı anlatılıyor, çocuğun gözünden. Kitap gerçekten çok dokunaklı ve hüzün vericiydi. Kitapta insanların zalimliği anlatılırken diğer yandan da iyi kalpliliği, saflığı anlatılıyordu.
Kitapta en etkileyici kısım son kısımdı bana göre. Çocuğun inancı ve güveni sarsılınca o da alıp başını hayallerine gidiyor. Balık olup beyaz gemiye gidebileceğinin hayaliyle kendini sonsuzluğa bırakıyor.
Kitapta bana ilginç gelen bir nokta ise anlatılan çocuğun sürekli "çocuk" olarak geçmesi. Okurken belki çocuğun isminden bahsedilir diye bekledim ama olmadı.
Cengiz Aytmatov'un kitapları benim içimde derin izler bırakır. Daha Toprak Ana'nın etkisinden çıkamazken Beyaz Gemi ile daha da sarsıldım.
Eğer sizde bir çocuğun gözünden dünyaya bakmak isterseniz bence mutlaka Beyaz Gemi'yi okumalısınız.